MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Özellikle enfeksiyonların arttığı kış aylarında, hastaların ‘serum’ talebi artıyor. Halk arasında ‘atom’, ‘vitamin eklenmiş serum’, ‘sarı serum’ gibi isimlerin de verildiği ‘renkli’ veya ‘renksiz’ serumlar, sadece hekimlerin gerekli görmesi halinde, sağlık kurumlarında uygulanmalı. Çünkü ölüm dahil beklenmeyen etkileri olabilir.

Serum alması halinde iyileşeceğini düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Bu talebi fark eden bazı sağlık çalışanları evlere kadar gidip, hazırladıkları serum kokteyllerini takıyor.
Aciller serum taktırmak isteyenler tarafından meşgul ediliyor. Ancak içine vitaminlerin yanı sıra kortizon, glutatyon vs. katılan serumlar sanıldığı kadar masum değil.
Afyonkarahisar’da bir kişinin özel bir klinikte serum yapıldıktan sonra fenalaşarak öldüğü iddiasıyla ilgili inceleme başlatıldı.
Damar yolu açmak ‘girişimsel’ bir işlem
Herkes için Acil Sağlık Derneği Başkanı Dr. Ülkümen Rodoplu konuyla ilgili Diken’in sorularını yanıtladı.
Rodoplunun verdiği bilgiye göre, serum takmak için damar yolu açılması başlı başına girişimsel bir uygulama. Serumun bir kısmının içinde sodyum klorür (tuz ve klorür), bir kısmında enerji veren şekerli su var. Bazıları ise potasyum içeriyor. Evde, işyerinde vs. serum takma hizmeti veren hekim, hemşire, sağlık çalışanlarının sayısı da her geçen gün artıyor. Bu ‘ticari‘ serumlara, yüksek doz vitaminler, kortizon, antibiyotik, glutatyon vs. katılıyor. Tedavi edici etkisi olmayan sıvıyla, bir anlamda doping yapıyor.
Rodoplu damar yolunun şokta, komada, genel durumu bozuk hastalara açıldığını belirtti: “Acil serviste ya da hastanede, ağızdan sıvı alamayan hastalara damar (toplardamar) yoluyla veriyoruz. Trafik kazası geçiren, batın içi kanaması olan ya da kanama riski taşıdığını düşündüğümüz kişilere ilk olarak damar yolunu açıp, serum bağlarız. Hastanın durumuna uygun serum uygulanır. Gerekli görülürse seruma ilaç eklenir.”
‘Hastane ve klinik dışında takılmamalı’
Hastane ve klinik dışında serum takılmasının doğru olmadığını vurgulayan Rodoplu, şöyle devam etti: “Çünkü ani bir sorun çıkarsa (anafilaksi gibi) anında müdahale edilebilir. Evde serum takılması çok büyük bir risk. Ayrıca damar yolu açmak bir girişim olduğu için beraberinde enfeksiyon riskini de taşır. Evde, iki arada bir derede verilmesini tavsiye etmeyiz. Tek istisnası afetler (depremler gibi) ya da olay yerinde ambulans görevlilerinin takması.”
Damardan verilen her ilacın komplikasyona yol açabileceğini anlatan Rodoplu, “Hastanın tansiyon sorunu varsa sodyumlu serum yükseltebilir. Şekerli su, diyabet hastasının insülinini yükseltir. Belki verilen ilaca karşı hastanın alerjisi vardır. Bu tür riskleri almaya da değmez. Hastalara bunu sabırla anlatmak zorundayız” diye konuştu.
Sarı serum ‘boş ilaç’ etkisi yapıyor
Sarı serumun rengini içindeki C vitamininden aldığını belirten Rodoplu, “Damardan giderken de yakar. Algı yönetimiyle popülerlik kazandı. Takıldığında iyi olduğunu hissetmek tamamen ‘plasebo etkisi’ (boş ilaç). Gribal enfeksiyonlarda örneğin ‘bana takıldı, anneme de serum takın iyileşsin’ benzeri talepler bütün Türkiye’de yaygın. Dünyada da benzer örnekleri var.”
Bir torba serum iyileştirmez
Rodoplu gribal enfeksiyon geçirenlerin büyük bir kısmının, bol sıvı alarak, beslenerek, evinde dinlenerek hastalığı atlatabildiğini söyledi:
“250 ml, 500 ml sıvıyla (serum) grip iyileşmez. Grip ve benzeri enfeksiyonlar birinci basamak sağlık kuruluşlarında (aile hekimlikleri) kolayca yönetilebilir. Ancak kişi riskli gruptaysa yani kronik hastalıkları varsa, kanser tedavisi görüyorsa, ağır seyretmesi nedeniyle aşırı sıvı kaybetmişse, bronşit, zatürre, sinüzit, menenjite dönme olasılığı varsa serum verilebilir. Zaten bu durumlarda acilde, ayaküstü verilmez. Servisi yatırılarak, hastanın ihtiyacına göre hazırlanarak uygulanır.”