Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “En iyi gıda denetçisi vatandaşımızın kendisidir” dedi.

Yumaklı, bakanlığa bağlı Ulusal Gıda Referans Laboratuvarı’nı ziyaret etti.
Laboratuvarda et ürünlerinden zeytinyağına kadar çeşitli gıdaların test edildiğini belirten Yumaklı, Türkiye’de 41’i kamu, 102’si özel toplam 143 laboratuvarın olduğunu söyledi.
Bu laboratuvarlara Ulusal Gıda Referans Laboratuvarı tarafından birçok destek verildiğini açıklayan bakan, geçen yıl 1,3 milyondan fazla denetim yapıldığını bu kapsamda ilgililere 1,4 milyar lira idari para cezası verdiklerini söyledi.
Yumaklı, halk sağlığını tehdit eden gıdalarla ilgili savcılıklara suç duyurusunda bulunduklarını belirtti ve şöyle konuştu:
“2024’te 610 dosya için suç duyurusunda bulunduk. Bizim buradaki amacımız ceza kesmek değil, vatandaşımızın gönül rahatlığıyla gıda ürünlerini tüketebileceği ortamı oluşturmak.
Geçtiğimiz yıl taklit-tağşiş uygulamasıyla vatandaşımızın denetim sonuçlarını şeffaf şekilde takip edebilmeleri amacıyla internet sitemiz üzerinden anlık olarak sonuçları yayınlamaya başlamıştık.
Bu konuda vatandaşlarımızdan olumlu geri dönüşler aldık. Buradan tekrar ifade etmek istiyorum, en iyi gıda denetçisi vatandaşımızın kendisidir.”
Restoran, market veya kafeterya gibi gıda ürünlerinin satıldığı yerlerde geçen yıl karekod uygulaması başlattıklarını söyleyen Yumaklı, vatandaşın ‘Tarım Cebimde’ uygulamasıyla denetlenen ürünleri görebileceğini söyledi:
“Gıda ürünlerinin satıldığı veya tüketildiği yerlerde karekod uygulamasını zorunlu hale getireceğiz. Buralara giden vatandaşlarımız karekod vasıtasıyla söz konusu yerin en son ne zaman denetlendiğini görebilecek.
Sağlıklı ve güvenilir gıda haktır. Taahhüt ettiği gereklilikleri yerine getirmeyen işletmelere bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da herhangi bir toleransımız olmayacak.”
Bakanın meyve, sebze ve kuru yemişlerde tespit edilen pestisit oranlarına ilişkin açıklamarıysa şunlar:
*Öncelikle burada eli öpülesi çiftçilerin suçlandığını görüyoruz. Elbette uygulamada hata yapanlar olabilir ancak bunların oransal büyüklüğü bizlerin hassasiyetiyle doğru orantılı değil. Çok küçük veya toplam üretim içinde büyük payı yok. Bizim hassasiyetimiz bunları tamamen azaltmak.
*Pestisit yani zirai ilaç kalıntısını, üretilen veya tüketilen ürünlerde belli oranın altına düşürmekle ilgili çabalarımızın üreticileri suçlamakla ilgili bir yöne gittiğini görüyoruz. Bunun doğru olmadığını, bunu hiçbir şekilde kabul etmediğimizi belirtmek istiyorum.
*Tarladan, son nihai noktalara kadar birçok yerde arkadaşlarımız denetim ve analizlerini yapmaya devam ediyorlar. Son üç yılda 250 bin pestisit denetimi yapıldı. Bunun sonucunda pestisit kalıntı oranı yüzde 35 azaltıldı. Biz bunu yeterli görmüyoruz. Bütün amacımız mümkün olduğu kadar sıfıra yaklaştırmak.
*Bir dekarlık alanda kullanılan pestisit oranı dünyada yaklaşık 2,26, AB’de 3,2 kilogram. Türkiye’deyse bu oran 2,3 kilogram. Türkiye, pestisit kullanım ortalamasında AB ülkelerinin altında, dünya ortalamasıyla neredeyse aynı seviyede.
* Antep fıstığında fazla aflatoksin nedeniyle 1473 parti üründen sadece 20, kuru incirde yine fazla aflatoksin nedeniyle 5 bin 600 sevkiyatın sadece 81’i iade edildi. Kuru kayısıda kükürtdioksit oranının fazlalığı nedeniyle 21 bin 3 tondan 282 tonu iade edildi.
*Tunus’a ihraç edilen patatesler herhangi bir pestisit kalıntısı ya da başka sebepten değil, tespit edilen bitkinin kendisine has hastalık sebebiyle iade ediliyor. Diğerlerinde olduğu gibi bunda da bizim herhangi bir müsamahamız olmayacak.
*Tespiti yapılan ürünleri imha edeceğiz. Bu ürünler birkaç gün sonra Mersin Limanı’na gelecek. Bu konuda tereddütte olan varsa kendilerini imhayla ilgili süreci ve prosedürü görmek adına oraya davet ediyoruz.
* Bunun 2 bin 500 tonluk ürün olduğunu belirtmek istiyorum. Ülkemizdeki patates üretiminin toplam içinde bindelerle ifade edilebilecek bir oran.
* Ayrıca yaptığımız bütün çalışmalar sonucunda RASFF (Gıda ve Yemde Hızlı Alarm Sistemi) bildirim sayısı son üç yılda yüzde 54 düştü. Bunları yeterli görmüyoruz, bizim amacımız bunu sıfıra yaklaştırmak.
*Birçok gıdada uygulanacak maksimum pestisit kalıntı limitlerinde uluslararası güncellemeleri dikkate aldık.
* ‘Önceden uyumlu değildi, şimdi uyumlu hale getiriyorsunuz’ söyleminin yanlış olduğunun altını çiziyorum. Bu dinamik bir süreç. Güncellemeler olduğu zaman değerlendirip hızlı şekilde adaptasyon sağlıyoruz.