Yaklaşık 90 deneyimli siyasetçi, ceza alan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek ziyaretinde bulundu. İmamoğlu, ziyareti şahsına değil, ‘Türkiye’nin demokrasisine destek’ olarak yorumladı.

İmamoğlu’na kamu görevlisine hakaretten açılan davanın 14 Aralık’taki duruşmasında iki yıl yedi ay 15 gün hapis ve siyaset yasağı cezası verilmişti.
Ülke politikasına yön vermiş deneyimli siyasetçiler, ceza nedeniyle İmamoğlu’na destek vermek için bugün Saraçhane’de buluştu.
ANKA’nın haberine göre İmamoğlu, aralarında Altan Öymen, Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Hüsamettin Cindoruk, Seyfi Oktay, Saadettin Tantan, Algan Hacaloğlu, Nesrin Nas, Hikmet Sami Türk, Bahattin Yücel, Mukadder Başeğmez, Celal Doğan, Nurettin Sözen, Ali Müfit Gürtuna, Yaşar Okuyan, Ercan Karakaş, Yüksel Yalova, Ahat Andican, Süleyman Çelebi ve Süheyl Batum gibi isimlerin bulunduğu siyasetçileri İBB Meclis Salonu’nda ağırladı.
Cindoruk: Halk bazı siyasetçileri koruması altında tutar
Buluşmaya katılanlar siyasetçiler, değerlendirmelerde bulundu. Siyasi yaşamı boyunca cumhurbaşkanı vekilliği, TBMM Başkanlığı ve Demokrat Türkiye Partisi genel başkanlığı gibi görevler üstlenen Hüsamettin Cindoruk, şunları söyledi:
“70 yıllık siyasi hayatımda bir şey görmüşümdür. Halk, bazı siyasetçileri kucağına alır, benimser, onları koruması altında tutar. Menderes öyle biridir, Ecevit öyle biridir. Şimdi bugün de Ekrem başkan öyle biridir. Halkın tamamen himayesi altına, koruması altına aldığı, kucakladığı bir siyasetçidir. O siyasetçimizin siyaseten üstüne gitmek isteyen eblehler var. O eblehlere bakmayınız. Siyasi hayatımızın zenginliği içinde Ekrem Başkan siyasetini sürdürecektir.”
Çetin: Konu Türkiye meselesi
Geçmişte TBMM başkanlığı, Dışişleri bakanlığı ve CHP genel başkanlığı makamlarında bulunan Hikmet Çetin, şöyle konuştu: “Konu sadece İmamoğlu meselesi değil, Türkiye meselesi. Bunu böyle düşünmediğimiz sürece, birçok haksızlıkları önleyemeyiz. Aslında iktidar şunu yapıyor: Alanı temizliyor. Yani karşısına çıkabilecek olan insanları yok etmeye çalışarak, alanı temizliyor. Ekrem Bey’den başladı, Yakında HDP’yi de kapatacaklar ve böylece alanın temizlemeye doğru gidiyorlar. Bunun karşısında dimdik durmak zorundayız. Sadece Saraçhane’de iki miting yapmakla bu iş olmaz. Muhalefet olarak, ‘Nasıl olsa bir şey olmaz’ dersek yanlış yaparız.”
Saadet Partili Gökçınar: Kendimi görüyorum
Eski Adalet bakanları Seyfi Oktay ve Hikmet Sami Türk de konuyu hukuki açıdan değerlendirerek süreçleri detaylarıyla anlattı.
31 Mart ve 23 Haziran 2019 yerel seçimlerinde İmamoğlu’na Saadet Partisi adayı olarak rakip olan Necdet Gökçınar da “Şimdi ben, burada Ekrem başkanı orada otururken görmekle beraber, kendimi görüyorum. Neden? Efendim ben de başkan olabilirdim. Aynı şey, benim başıma da gelebilirdi. O pozisyonda olan bir arkadaşımızın başına böyle bir şey gelince, yanında yer almalıyız” dedi.
İmamoğlu: Çok onurlandım
İmamoğlu da ziyaretten duyduğu mutluluğu dile getirerek kısaca şunları dedi:
“Çok onurlandım, çok gururlandım. Muhteşem bir an benim için. Bazen her şerde bir hayır vardır misali. Böyle bir şer hiçbir zaman istenmez ama bazen de eğer insanın güç aldığı merkez sağlıklıysa, sağlamsa o zaman böyle anlar sizi daha da kuvvetli hale getiriyor, daha dayanıklı hale getiriyor. Bugün burada vücut bulan bir demokrasi mücadelesine katkı verdiğinizi biliyorum. Bu Ekrem İmamoğlu’nun şahsına bir destek değildir. Bu aslında Türkiye’nin demokrasisine, Türkiye Cumhuriyeti’nin adalet, hukuk devleti olma mücadelesine verdiğiniz katkıdır.
İstanbul için verdiğimiz mücadelenin adaletle sonuçlanmasının anlamı Türkiye için de bir adalet sürecinde olası birtakım tehditleri bertaraf etmek anlamına gelir. Önümüzde seçim var. Aklımıza gelmeyen adaletsizlik uygulamalarının her birisinin bizi kapıda beklemesi muhtemeldir. Bu bakımdan biz bu topraklarda hep beraber gururla kutladığımız ve kutlamaya devam edeceğimiz, geliştireceğimiz ve güçlendireceğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatlarıyız. Bundan sonra o anlamda bize katkı sunan ve Cumhuriyetimizi en güçlü demokrasiyle dünyanın en güzel hukuk ve adalet devleti olmasıyla buluşturacağımız bu ikinci yüzyıl mücadelesinde belki de bu eşik, tarihi bir eşiktir. Bu eşiği iyi toparladığınız takdirde de gerçekten ikinci yüzyılı tarih yazan bir dönemi olur ülkemiz adına, milletimiz adına.”