Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın kaptanlığındaki ekonomi yönetimi yakın geçmişe kadar Türkiye’nin mali istikrarı ve dayanıklılığı önündeki ağırlıklı tehdit unsuru olarak dünyadaki ekonomik gelişmeleri öne çıkarıyordu. Şimde yeni bir sorun var: iç siyasetteki belirsizlik.
17 Aralık’ta patlak veren yolsuzluk soruşturmasının ardından artan siyasi belirsizlik piyasa göstergeleri üzerinde 10 günlük sürede adeta bir uçurum etkisi yarattı. Geçen Cuma itibarıyla, borsa endeksinde yüzde 15’e yakın bir değer kaybı oluşurken, dolar TL’ye karşı rekor kur seviyelerine ulaştı. En son Ağustos ayında iki haneli rakamları gören Hazine tahvil faizi de yeniden yüzde 10’nun üzerine çıktı.
Yolsuzluk skandalının etkileri, Fed merkezli uluslararası etkileri gölgede bırakabilir.
Yolsuzluk skandalı, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) tüm dünyanın takip ettiği küresel piyasalardaki likiditeyi besleyen tahvil alım politikasında yaptığı daraltmayla çakıştı. Hal böyle olunca, piyasa göstergelerindeki dalgalanmaları tetikleyen bu iki önemli faktörün etkilerini ayrıştırmak güçleşti. Yine de ilkinin etkileri zamanla diğerininkini gölgede bırakabilir.
Babacan henüz geçen Temmuz’da, Fed Başkanı Ben Bernanke’nin tam da Gezi eylemlerinin başladığı Mayıs ayı sonuna denk gelen tahvil alım politikasındaki değişikliğin ipuçlarını verdiği sözlerini değerlendirmişti. Babacan o dönemde Türkiye’nin ekonomik krizlerle ilgili farklı gelişmeler karşısında nasıl bir yol izleyeceğinin senaryolaştırılıp ‘milli güvenlik belgeleri’ gibi yazılı hale getirildiğini söylemişti.
Geçen yılki Finansal Istikrar Komitesi’nde, önümüzdeki dönemde nelerle karşılaşılabileceğine ilişkin senaryo analizleri yaptıklarını belirten Babacan şöyle demişti: “8-10 değişik senaryonun hepsini çalıştık. Tüm kurumlarımız bu senaryolar karşısında her biri ne yapar, nasıl tepki gösterir? Bunlar yazılı hale getirildi, aynı milli güvenlik belgeleri gibi. Bu yazılı belgeler herkesin çekmecesine, kasasına kondu. Olur da hani ani, bir gecede bir şey olursa dünya ekonomisiyle ilgili, sabaha hangi kurumumuzun ne yapacağı belli olsun diye. Dolayısıyla olanların hiçbiri sürpriz değil bizim için.”
Böylesi zamanlarda piyasa göstergelerindeki dalgalanmalar genellikle aşırıya kaçma eğilimindedir.
Zamanı beş ay ileri sardığımızda, Türkiye kendini bir sabaha karşı aniden başlayan yolsuzluk soruşturmasının yarattığı siyasi depremin ve artçı sarsıntılarının ortasında buldu. Böylesi zamanlarda piyasa göstergelerindeki dalgalanmaların genellikle aşırıya kaçma eğiliminde olduğunu akılda tutmak ve artçı sarsıntıların geçmesini beklemek gerekiyor.
Babacan’ın sözlerinden ekonomi yönetiminin yolsuzluk soruşturmasına kadarki süreçte öncelikle olası dış gelişmelere odaklandığı sonucu çıkarılabilir. Ancak seçim takvimlerinin geçen yıldan açıklandığını düşününce, insan kendini ‘Acaba ekonomi yönetiminin çekmecesinde bu günler için de hazırlanmış bir senaryo var mıdır’ diye sormaktan da alamıyor.
| Tarih | BIST 100 Endeksi Kapanış | USD/TRY Serbest Piyasa Kapanış |
| 16.12.2013 | 74843 | 2.0275 |
| 17.12.2013 | 70946 | 2.0395 |
| 18.12.2013 | 71417 | 2.0435 |
| 19.12.2013 | 69100 | 2.0775 |
| 20.12.2013 | 69572 | 2.0895 |
| 23.12.2013 | 68086 | 2.0915 |
| 24.12.2013 | 68997 | 2.0775 |
| 25.12.2013 | 66096 | 2.0825 |
| 26.12.2013 | 64555 | 2.1255 |
| 27.12.2013 | 63885 | 2.1535 |
