Sinop Kalesi, Türkiye’deki çok sayıda tarihi yapı gibi ‘konut işgali’ altında. Turizmciler ve çevreciler tarihi binaya, üzerinde ve çevresindeki beton yapılaşma kaldırılarak sahip çıkılmasını istiyor.

Karadeniz Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Ali Yılmaz, Gaskalılar tarafından yapılan 2 bin 500 yıllık kalenin görüntüsünün kabul edilecek bir durum olmadığını belirterek duruma tepki gösterdi.
Kale içindeki yapıların çok çirkin olduğunu belirten Yılmaz, “Biz turizmciler kalelerin etrafının tamamen açılmasını istiyoruz. Sinop’a hizmet etmesini isterken bu tür çirkin görüntüler kesinlikle kabul edilemez” dedi.
Sinop’a giden turistlerin in en çok ziyaret ettiği yerin cezaevi olduğunu belirten Yılmaz oranın da yıkılmak üzere olduğunu söyledi.
‘Tarih cinayeti’

Sinop Çevre Dostları Derneği Başkanı Hale Oğuz da kültür varlıklarının korunmasını istediklerini belirterek şöyle konuştu: “Yapılar kalenin koruma altına alınmasından önce yapılmış. Kale duvarları yıkılarak o binalar yapılıyor, yani tam bir tarih cinayeti, gerçekten korkunç. Onun için mağdur etmeden ya binanın rayiç bedeli çıkartılır parası ödenir, ya da kamuya ait bir arsa gösterilir.”

Kale surlarını temel olarak kullananlar, 1982’de 12 metrelik kale koruma alanı içerisine ev ve binalar inşa etti. Surlarla iç içe, bitişik ya da hemen yanında bulunan toplam 16 evin tahliye edilip yıkılması için birçok çalışma yapıldı. Ancak, kamulaştırma maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle aşama kaydedilemedi. Bu nedenle halk arasında ‘kale kondu’ olarak adlandırılan tarihi yapı işgalden bir türlü kurtulamadı.
1982 yılından önce yapılan ruhsatlı, tapulu ve bir kısmı ise kaçak olan evler, zaman içerisinde yenilendi. Kale surlarıyla iç içe olan evlere PVC pencere, Fransız balkon yaptıran, çanak anten koyan bile oldu.
Sinop kentinin bulunduğu yarımada üzerinde kurulu Sinop Kalesi, MÖ 7’nci yüzyılda şehri korumak amacıyla kuruldu. Roma, Bizans ve Anadolu Selçukluları döneminde birkaç kez onarıldı. Duvarları 2 bin 50 metre uzunluğunda, 25 metre yüksekliğinde olan kalenin Evliya Çelebi seyahatnamesinde adı geçen giriş kapılarından sadece Kumkapı ve Lonca Kapısı ayakta kaldı.