Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘Zeytin Dalı Harekatı’nı protesto eylemi sonrasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘terörist’ ve ‘vatan haini’ diyerek hedef gösterdiği öğrencilerin aileleri “Sizleri kötülüğe karşı iyiliğin, zorbalığa karşı aklın yanında bizlerle birlikte olmaya davet ediyoruz” diye açıklama yaptı.

Cumhuriyet’in haberine göre açıklama şu şekilde: “Bizler tutuklanan, gözaltına alınan, haklarında disiplin soruşturmaları yürütülen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin aileleriyiz.
Hepinizin yakından takip ettiği gibi uzun bir gözaltı süresinin sonucunda çocuklarımızın 10’u tutuklanmış, diğerleri ise adli kontrol şartı ile serbest bırakılmışlardır. Ne yazık ki gözaltına alma girişimleri hala devam etmektedir.
Çocuklarımız yaşamları boyunca okullarının en başarılı öğrencileri oldular. Uzun ve yorucu bir dönemin sonunda Boğaziçi Üniversitesi’ni kazandılar.
Mühendislik, matematik, fizik, siyaset bilimi, felsefe, eğitim gibi çeşitli alanlarda öğrenimlerini sürdürüyorlar. Şunu hiç abartmadan söyleyebiliriz hepsi alanlarının en gözde öğrencileridir. Yine hepsi iyiliğin, güzelliğin, sanatın, bilimin genç öncüleridir.
Ancak gençlerimiz okullarında olması gerekirken haksız bir şekilde Bakırköy ve Silivri Cezaevlerinde tutulmaktadırlar.
Sizleri kötülüğe karşı iyiliğin, zorbalığa karşı aklın yanında bizlerle birlikte olmaya davet ediyoruz.
Bu doğrultuda, 10 Nisan salı günü saat 12’de İstanbul Tabip Odası’nda aileler adına yapacağımız açıklamada yanımızda olmanız bizi güçlü kılacaktır.”
Ne olmuştu?

Zeytin Dalı Harekatı’nda Afrin kent merkezine girilmesinin ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde bir grup öğrenci lokma dağıtmıştı. Başka bir grup öğrenci de “İşgalin, katliamın lokumu olmaz” yazılı pankart açmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, lokum dağıtanlara saldırdığını söylediği öğrencileri ağır ifadelerle hedef almıştı. Hemen ardından başlatılan operasyonda 15 öğrenci gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanarak İstanbul Çağlayan’daki adliyeye götürülen 15 öğrenci, savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilip ‘örgüt propagandası’yla suçlanmıştı. İki farklı hakim tarafından nöbetçi mahkemelerde sorgulanan öğrencilerden dokuzu ‘eylem toplumda infial yaratabilir’ gerekçesiyle tutuklanmış, altısı serbest bırakılmıştı.
Son olarak tutuklu dokuz Boğaziçili için mektup kampanyası düzenleyen bir üniversiteli, kampus girişinde gözaltına alınmasının ardından tutuklanmıştı.