Uyuşturucu baronu Zindaşti için Burhan Kuzu'nun aramadığı hakim savcı kalmamış

ALİ YILMAZ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun, uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin tahliyesi için birçok hakim ve savcıyı aradığı ortaya çıktı. Kuzu, hakimlerden birine ‘Zindaşti’nin tahliyesinin Türkiye-İran ilişkileri için de yararlı olabileceğini’ söylemiş.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Zindaşti ismi ilk olarak, 24 Eylül 2007’de İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde düzenlenen operasyonda 75 kilo eroinle yakalanıp tutuklanmasıyla gündeme gelmişti. Aynı yıl ‘FETÖ’den firari Zekeriya Öz’e bir ifade veren Zindaşti, ifade sonrasında ‘gizli tanık’ olma şartıyla serbest bırakılmıştı.

Zindaşti 6 Nisan 2018’de, adının karıştığı 10 cinayet ve ‘FETÖ’ bağlantısı sebebiyle yeniden tutuklanmıştı.

Zindaşti’yi nüfuz kullanarak tahliye ettirmekle suçlanan eski AKP milletvekili Kuzu’nun, Zindaşti’yle yemek yerken çekilmiş fotoğrafı ortaya çıkmıştı. Kuzu, iddia ilk ortaya atıldığında Zindaşti’yi tanımadığını söylemişti.

Naci Şerifi Zindaşti

Altı adamıyla birlikte 11 Ekim 2018’de sürpriz bir biçimde tahliye edilen Zindaşti, saatler içinde sırra kadem basmıştı. Yedi isim için tahliye kararı veren dönemin İstanbul 5. Sulh Ceza hakimi Cevdet Özcan’la ilgili Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) soruşturması kapsamında alınan önemli ifadelere diken.com.tr ulaştı.

HSK Müfettişi Orhun Taşkın’ın ifadesine başvurduğu isimlerden biri, tahliyenin olduğu süreçte İstanbul 6. Sulh Ceza hakimi olarak görev yapan Özkan Gürel. Gürel, başsavcılığın tahliye kararına itirazını karara bağlayan hakim.

Gürel, itiraz sonrası Zindaşti ve adamı Ekrem Öztunç için yeniden tutuklamaya yönelik kararı vermişti. Ancak Zindaşti ve adamları cezaevinden çıktıktan saatler sonra Türkiye’den ayrılmıştı.

‘Tutuksuz yargılansın, İran ile ilişkiler için de iyi olur’

Halen başka bir mahkemede görev yapan Gürel ifadesinde şunları söyledi:

“Bu kararı verdikten sonra, takip eden hafta sonu ailemle birlikte bir alışveriş merkezinde otururken cep telefonumu tanımadığım bir başka cep telefonu numarası aradı. Açtım. Arayan kişi kendisini Burhan Kuzu olarak tanıttı. Söz konusu dosyayla ilgili konuşmaya başladı. Dosyadaki adam öldürme suçlarına ilişkin ölenlerin yabancı ve suç yerinin yabancı memleket olduğunu, Türk kanunlarının uygulanmayabileceğini, Zindaşti’nin tutuksuz yargılanmasının İran ile ilişkilerimiz bakımından daha faydalı olduğunu hatırladığım kadarıyla iletti. Ben kendisine dosyada kararımı verdiğimi, artık benlik bir şey olmadığın izah etmeye çalıştım.

Ertesi gün mesaideydik. Adliyede bulunduğum sırada sabah saatlerinde cep telefonum arandı. Sabit bir hattan aranmıştım. Açan kişi Külliye’den aradığını, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu’nun görüşmek istediğini söyledi ve bağladı. Burhan Kuzu bana yine dosyayı kastederek, ‘Dosya numarasını vereyim mi’ diye sordu ve dosyayı hatırlattı. Ben kendisine, ‘Ben zaten kararı verdim, gerek yok’ diyerek geçiştirdim. ‘Numara gerekirse zaten buluruz’ dedim. Bu durumdan yine rahatsız olmuştum.”

İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimi Ersin Öztürk Bey ile konuştum. Dosyayı o da biliyordu. Huzursuz olduğum için dosya hakkındaki fikrini sordum. O da delil durumundan bahsetti. Ben ona Burhan Kuzu’nun beni aradığını ve aramızda geçen konuşmayı aktardım. O da ‘Doğrusunu yapmışsın, rahat ol’ içerikli beni rahatlatmak maksatlı sözler söyledi.

Adli tatilden önce beni de aradı

Gürel tahliye kararı veren hakim Cevdet Özcan’la da konuştuğunu, Kuzu’nun kendisini aramasından rahatsız olduğunu belirttiğini kaydederek şöyle devam etti: “Burhan Kuzu’dan konu açıldı. Bana adli tatilden önce Kuzu’nun kendisini de aradığını ve bu dosyayla ilgili görüştüğünü, ısrar ettiğini söyledi. Kendisinin de, ‘Hocamız, bir şey diyemiyoruz’ dediğini aktardı. Sonrasında bu aramaları kastederek ‘Sonuçta böyle oldu’ dedi ve tahliye kararını kastetti.”

‘Kuzu sürekli arıyor üzerimde çok baskı var’ dedi

HSK soruşturması kapsamında ifadesi alınan bir diğer isim ise savcı Ercan Devrim.

Devrim aynı zamanda Zindaşti ile ilgili soruşturmayı yürüten isim. Devrim ifadesinde tahliye kararı veren hakim Özcan’ın, karar verilmeden önce üç dört kez kendisini ziyaret ettiğini belirterek, “Bu ziyaretlerde söz konusu soruşturma dosyasının akıbetini ve ne zaman iddianame düzenleneceğini sormuştu. Bu ısrar ve genel itibariyle kullandığı çekingen ve mahcup dil bende merak ve şüphe uyandırdı” dedi.

Devrim, Özcan’ın ‘tehdit edildiğini veya kendisine şantaj yapıldığını düşündüğünü’ söyleyerek şöyle konuştu: “Böyle bir şey olup olmadığını son gelişinde kendisine sordum. Bana ‘Üzerimde çok baskı var, baskı yapıyorlar’ dedi. Nereden olduğunu sorduğumda, ‘Ankara’dan Burhan Kuzu sürekli arıyor’ şeklinde yanıtladı. Ben kendisine soruşturmanın yakın zamanda sonuçlanmayacağını söylediğimde, benden tutukluluk gözden geçirme taleplerinin kendisine düşürülmemesini rica etti. Ben de yazı işlerine bu yönde talimat verdim.”

Tahliye kararına çok şaşırdığını belirten Devrim şöyle devam etti: “Tahliye tarihinde, dosyadaki mevcut delil durumu ve özellikle Zindaşti’nin üzerine atılı suçlamaları düşündüğümde tahliye kararına çok şaşırdım. Hatırladığım kadarıyla tahliye de geç saatlerde olmuştu. Hakim Cevdet Özcan daha önce bu dosyada tutukluluğun devamına karar vermişti. Dosyayı biliyordu. Karara şaşırdım ve şüphe duydum.”

Yanımda emrivaki şekilde telefonunu çıkararak Burhan Kuzu’yu aradı

İfadesine ulaştığımız bir diğer isim, tahliye kararı çıktığında İstanbul 7. Sulh Ceza hakimi, Mart 2019’dan bu yana ise Bakırköy Adliyesi’nde ağır ceza mahkemesi başkanı olarak görev yapan Hakim Ersin Öztürk.

Öztürk ifadesinde şu bilgileri verdi:

“Bu dosyada tutuklu bulunan şüphelilerin tahliyesine karar verildiğini şaşırarak medya vasıtasıyla öğrendim. Dosyada çokça delil ve kuvvetli suç şüphesi vardı. 6. Sulh Ceza Hakimliği’nce dosya ele alınmadan önce, Burhan Kuzu’nun avukatı en az 3-4 kez benimle görüşmek istemişti. Hatırladığım kadarıyla ismi Mehmet İlik’ti. Kendisiyle görüşmek istemedim, ancak en sonunda çat kapı odama girmesi sebebiyle görüşmek durumunda kaldım. Bu kişi söz konusu itirazı değerlendirecek 6. Sulh Ceza hakiminin hangi kanattan olduğunu sordu. Ben kendisine bir yanıt vermedim ve geçiştirmeye çalıştım. Adaletli bir insan olduğunu dosya ne ise ona göre karar verileceğini söyledim. Yanımda emrivaki şekilde telefonunu çıkararak Burhan Kuzu’yu aradı ve beni görüştürmek istedi. Telefona yanıt verilmemesi nedeniyle herhangi bir görüşme gerçekleşmedi. Ben işim olduğunu söyleyerek kendisiyle görüşmeye devam etmedim.”

‘Kuzu beni de aradı, kimseden para almadım’

HSK soruşturmasına yazılı olarak savunmasını sunan, tahliye kararı sonrası Erzurum Adliyesi’nde görevlendirilen hakim Cevdet Özcan ise tahliye kararı öncesi Burhan Kuzu’nun kendisini de birkaç kez aradığını belirtti.

Kuzu’nun kendisini aradığı bilgisini savcı Devrim’le de paylaştığını kaydeden Özcan, tahliye işlemi için para aldığı iddiasını ise kesin bir dille yalanladı. Özcan, rüşvete aracılık ettiği belirtilen iki avukatı hiç tanımadığını, parayı aldığı belirtilen Kapalıçarşı’ya ise hiç gitmediğini söyledi.

‘Herhangi bir şekilde bir maddi menfaat sağlamadığını’ belirten Özcan, kendisine kumpas kurulduğunu öne sürdü.

Hakim Özcan ile birlikte avukatlar Oktay Bağatır ve Servet Hazinedar hakkında da dava açılmıştı.

Kuzu ile fotoğrafı çıkan firari Zindaşti CHP’yi hedef aldı! Şantaja alışmışsınız

‘Tanımam’ demişti: AKP’li Kuzu’nun firari uyuşturucu baronuyla fotoğrafı çıktı

Altaylı eşkal verdi: Bakan olamayan AKP’li, uyuşturucu baronunu tahliye ettirmiş