Türkiye’nin Avrupa Siyasi Topluluğu içinde yer alıp, siyasi konularda AB ile eşgüdüme girmesi, AB’ye tam üyelik sürecine “alternatif” olarak lanse edilmesinin önünü açabilir. Buna dikkat etmek gerekiyor.
İkinci potansiyel sıkıntı ise, Topluluğun bizzat Moskova tarafından “Putin karşıtı” olarak nitelendirilmesi. Topluluk içinde yer alacak Türkiye’nin, Rusya ile diyaloğunun zarar görme ihtimali gündemde. Zaten bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan da ABD’den dönmeden hemen önce yaptığı açıklamada, Prag’a gidip gitmeyeceği konusunda kesin bir tavır almaktan kaçındı.
Ancak Türkiye’de seçime sadece aylar kala, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oluşturmaya çalıştığı “dünya lideri” imajını pekiştirme çabası da unutulmamalı.
New York’ta ABD Başkanı Joe Biden ile görüşme yapamayan Erdoğan’ın, Prag’da Avrupalı liderlerle aynı masada görüntülenme fırsatını tepmesi pek olası görünmüyor doğrusu…