Yusuf Ziya Cömert: Meğer 'dava' götürmekmiş

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kaç yıl geçti? 1994’ten say. 30 yıl.

Fotoğrafçımız Minik Ahmet’in “Tamam İnşallah”ın hemen arkasına ilave ettiği “Doyduk elhamdülillah” safhasına gelmiş olmamız lazım.

Ama doyduk diyen yok.

İktidarın bulunduğu muhitlerde eski yoksullar da yok.

Ne oldu yoksullara?

İki ihtimal var.

Ya zenginleştiler ya da o muhitlerden uzaklaştılar.

Zenginlik biraz kabiliyet, biraz nasip.

İki türlü kabiliyetin olabilir. Götürme kabiliyeti ve kazanma kabiliyeti.

Bu iki kavramı eş anlamlı zannedenler çoğaldı son devirlerde.

Adam götürüyor ama anlatırken ‘kazandım’ diye anlatıyor.

Götürmeyi ‘kazanmak’ bilenler fırsat bulduklarında kazanmaya götürmek demeyi seviyorlar.

Yine de Turgut Altınok içinde bulunduğu camianın yoksulu sayılır.

Zenginlikte Altınok’u cebinden çıkaracak 20-30 tane siyasetçi rahat vardır.

Dediğim tarihlerde henüz kimse bir şey götürmemişti. Belki vardı götüren, bizim aklımız ermiyordu.

“Dava”sı olan bir insan nasıl götürebilirdi?

Yusuf Ziya Cömert’in yazısı