Yusuf Karataş: Kürt sorununu barışçıl temelde çözmek mi, emperyalistlerle pazarlık yapmak mı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kendi Kürt sorununu baskı ve şiddet yöntemi ile çözme politikasını sürdüren ve bu temelde Kürtlerin sınırların ötesindeki kazanımlarını da kendisi için tehdit olarak gören Türkiye’deki iktidarın bu konudaki beklentisi, elbette ABD’nin SDG ile sürdürdüğü işbirliğini sonlandırmasıdır. Ancak bu durum, bunun mümkün olmadığı, başka bir deyişle ABD’nin belirttiğimiz nedenlerden dolayı Kürtlerden tamamen vazgeçmesinin mümkün olmadığı koşullarda Erdoğan iktidarının pazarlıklara açık olmadığı anlamına da gelmez. Son gelişmeler PKK’nin askeri olarak tasfiyesi ve Fırat’ın doğusundaki Kürt oluşumunun olabildiğince sınırlanması konusunda iki ülke arasındaki pazarlıkların sürdüğünü düşündürüyor.

Bu tabloda Suriye Kürtleri için söylenebilecek şey, Türkiye’deki iktidarın Kürt karşıtı politikası ile ABD’nin Türkiye’yi İran’a karşı işbirliği çizgisine kazanmak için Kürt sorununu pazarlık konusu yapma politikası arasında sıkışmış olduklarıdır.

Burada bizler bakımından yanıtlanması gereken en kritik soru şu: Hangisi bu ülkenin ve halklarımızın çıkarınadır; Kürt sorununu muhatapları ile müzakere ederek demokratik barışçıl bir temelde çözmek mi, yoksa bu sorunu kendi çıkarları için Türkiye’yi yeni gerilim ve çatışmaların içine çekmek isteyen emperyalistlerle pazarlık konusu yapmak mı?
Yusuf Karataş’ın yazısı