O dönemde Suriye’de fol yok yumurta yoktu. İç savaş henüz başlamamıştı. Sayın ahalimizin Amerikan tezgahından haberi yoktu. İpten kazıktan kurtulmuş köktendinci teröristlerin sınırımızı yol geçen hanına çevireceği… Cahil cühela dört milyon Suriyelinin, kimlik kontrolü bile yapılmadan, elini kolunu sallaya sallaya o sınırdan Türkiye’ye gireceği… Sayın ahalimize söylenmiyordu. Gerizekalı basınımız “hümanist” manşetler atıyor, Suriye’yle kardeş olduğumuzu, artık mayınlara gerek olmadığını anlatıyordu. Netice kardeşim? Mayınlardan temizlenerek “cillop” hale getirilen sınırımıza, duvar örüyoruz… Duvar yetmediği için, 30 kilometre derinliğinde güvenli alan yaratabilmek için ordumuzla Suriye’ye girmek zorunda kaldık.