Yıldıray Oğur: Hükümet 'FETÖ ve PKK irtibatlı bir CIA ajanı'yla karşı karşıya olmadığının farkında

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Zor durumdaki mültecilere yardım götürerek, onları Hristiyanlaştırmaya çalışan fırsatçı bir misyonerden fazlası görünmüyor bu notlarda.

Ama son 10 yılda, Askeri Casusluk davaları, gazeteci davaları, Büyükada ve benzeri davalarda, Soğuk Savaş’ta yakalanmış casus sayısından daha çok casus yakalamış bir yargının bir kere daha ajan yakalamış olmasından pek kimse şüphe etmiyor.

Halbuki, hükümet “FETÖ ve PKK irtibatlı bir CIA ajanı”yla karşı karşıya olmadığının farkında olarak müzakere yürütüyor. ABD’nin yargıya müdahale edip, tutuklu bir kişiyi serbest bırakma talebine karşı, ABD’de haksız yere tutuklanmış Hakan Atilla’yı masaya getirmenin de bir mantığı var.

Ama bu kadar ağır iddiaları, “yargının tasarrufu” diyerek kenara çekilmekle bile yetinmeyip, sorgusuz sualsiz savunanların, iddianamelerdeki bilgileri dahi çarpıtanların bir mantığı olmadığı açık. İdeolojik bagajlar, “söz konusu vatansa” havası bütün bu iddiaların sorgulanmasını engelliyor. Bu müzakerelerden bir sonuç alınınca ne diyeceğini dahi düşünmeyen bir militanlık bu.

Halbuki ülkenizi sevmenin ve savunmanın en iyi yolu sadece doğruyu söylemek olabilir…

Yıldıray Oğur’un yazısı