50’lerde 60’larda komşu ülkelerdeki radyolar ve televizyonlar, 90’larda özel radyo ve tvler neyse bugün de internet merkezli medya o demek.
Ülkedeki ağır, mutsuz, yasakçı siyasi ve sosyal ortamdan kaçış yerleri buralar.
Taşralaşan, içeriksizleşen medya ve kültür hayatına karşı Türkiye’nin şehirli eğitimli muhafazakar ya da seküler yeni nesli burada alternatif bir ortak üst kültürü paylaşıyor.
Devlet, insanların kaçtıkları, sığındıkları bu alana girmeye çalışmamalı, Ankara’daki bürokratlar hayatla, teknolojiyle kavga etmeyi bırakmalı, tanımlayamadıkları cisimleri riskli ve tehlikeli görme alışkanlığından vazgeçmeli artık.
1960’larda televizyona direnenler bugün gülerek hatırlanıyor…