“Evin alt katı toplantılara müsait bir salon olarak tasarlanmış. O kata iner inmez, hepsini yakından tanıdığım, Sabah, Star, Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerinde köşeleri olan orada bekleşen gazetecilerle karşılaştım. Bana refakat eden koruma, Erdoğan’dan ‘sabah brifingi’ almaya gelen gazetecilerden sandığı için olacak, beni de alt kat salona indirmişti. Kendimi diğerlerinden ayıracak ne dediğimi yaşadığım şaşkınlık yüzünden hatırlamıyorum; ama uyarım üzerine koruma beni hemen yukarı kata çıkardı, beklemem için evin girişindeki salona aldı. Biraz sonra da Tayyip Bey geldi zaten…”
Yeni çıkan kitabı ‘Ben Böyle Gördüm’de, 19 Aralık sabahı Kısıklı’daki konutta ‘gördüklerini’ böyle anlatıyor Fehmi Koru.
Bir gazeteci güruhu, ‘sabah içtiması’na çağrılmış ve toplaşmış orada. Hani ‘kamu adına’ meslek icra ediyorlar ya, bu kez ‘kamudan gizli’ oluvermiş.
İşi gücü açıklık ve kamu adına hesap sorma olan bu ‘gazeteci’lerin gizli kapaklı çevirdiği işleri, aradan iki küsur yıl geçmiş, bir başka gazeteciden öğreniyoruz.
Emin olmak için bir araştırma yaptım, adı geçen gazetelerden hiçbirinde bu toplantıdan söz edilmemiş. Majestelerinin ‘gazeteci’leri.
‘Sabah brifingi’ni ‘sabah telkini’, ‘sabah telkini’ni de ‘sabah talimatı’ olarak anlayabilirsiniz.