Yavaş, HÜDA-PAR'ın suç duyurusunu 'şeref madalyası' saydı

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, radikal İslamcı HÜDA-PAR’ın kendisi hakkındaki suç duyurusuna, “Türkiye ve Türk milletiyle sorunu olan bir oluşumun hakkımda açtığı dava omzumdaki şeref madalyasıdır” diye yanıt verdi.

Fotoğraf: Twitter

Millet ittifakının cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Yavaş, mitinglerde sık sık AKP listelerinden seçime girecek HÜDA-PAR’ın parti programını eleştiriyor.

ABB başkanı, 12 Nisan’da şunları demişti: “Eğer bölücülükten bahsedilmek isteniyorsa HÜDA-PAR’ın programını okuyun, onlarla birlikte seçime nasıl gidiyorlar, içlerine nasıl sindiriyorlar önce onun cevabını versinler. Devletin milli güvenliği, milli güvenlik politikası, dış politikası giderse bitermiş, hayır! İyi yapılan her şeyden gurur duyuyoruz.” 

Bugün Ankara Adliyesi’ne gelen HÜDA-PAR’lılar, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlamasıyla Yavaş hakkında suç duyurusunda bulundu.

Yavaş, Twitter’dan suç duyurusuyla ilgili bir paylaşımı alıntılayarak şunları yazdı: “Türkiye ve Türk milletiyle sorunu olan bir oluşumun hakkımda açtığı dava omzumdaki şeref madalyasıdır. 15 Mayıs’ta bu şeref madalyasıyla iktidara geleceğiz. Milletimizin değerleriyle kavga eden kim olursa olsun mücadelemiz son nefesimize kadar devam edecektir.”

HÜDA-PAR’ın geçmişi

HÜDA-PAR, Türkiye’de adı ‘domuz bağı ve mezar evler’le anılan Hizbullah örgütün devamı niteliğinde. Örgüt, faili meçhul cinayetlerle bilinen JİTEM’in lağvedilmesiyle başlayan süreçte liderleri Hüseyin Velioğlu’nun öldürülmesiyle zayıflamış; eski Diyarbakır emniyet müdürü Gaffar Okkan’ın suikast sonucu öldürülmesiyle başlayan operasyonlar sonucuysa artık görülmez olmuştu.

Ancak 2004’te serbest kalan örgüt üyeleri Mustazaflar ile Dayanışma Derneği’ni kurmuştu. Dernek, Hizbullah’a yakın bulununca kapatılmıştı. 2012’ye gelindiğindeyse bu örgüt elemanları HÜDA-PAR’ı kurup silahsız siyasete başladı. 

Örgütün amaçları arasında şeriatla yönetilen bir Kürdistan kurmak da var. 1990’larda sokak ortasında cinayetler işleyen, insan kaçırıp  işkenceyle öldüren ve faili meçhul cinayetlerde parmağı olduğu belirtilen Hizbullahçı bazı isimler, 2019 yerel seçimler öncesi tutuklu bulundukları cezaevlerinden tahliye edilmiş, konu Meclis gündemine de gelmişti.