Yasin Aktay: Hukukun katledilmiş olduğu 7 Şubat, 17-25 Aralık hadiseleri olmasa fark edilemezdi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Paralel yargının oluşturmuş olduğu fiili durumlar yargıdaki kaotik durumu ve belirsizliği azami derecede artırmıştır.

Biraz da üzerinde durulduğunda bu yaklaşımın bütün yargıyı bir kangren gibi kaplamış olduğu her geçen gün ortaya çıkan örneklerle çok daha iyi görülüyor.

Himmet çarkına gereken harçların ödenmesi, Hizmet örgüsüne tabiiyet yargı mekanizmasını işleten en önemli müessir haline gelmiş oluyordu. Esasen medya ve polis teşkilatındaki uzantılar dolayısıyla yargı konusunda ihtiyaç halinde gerekli deliller veya algılar yargıçların ellerini kolaylaştırmak üzere ustalıkla istihdam edilebiliyordu.

Haşiye, Selam-Tevhid gibi davalarda bu mekanizmanın nasıl çalıştığı, bizzat tezgahın kurbanları tarafından ortaya konulabildi. Hukukun bu şekilde katledilmiş olduğu 7 Şubat, 17-25 Aralık hadiseleri olmasaydı büyük ihtimalle kolay fark edilmezdi.

Yasin Aktay’ın yazısı