PINAR ŞENGÜL*
Birine içini dökerken bazen söylediklerinden çok, karşındaki insanın sana nasıl eşlik ettiğini hatırlarsın. Cümlen yarım kaldığında acele etmemesi, gözünü kaçırmadan ama seni sıkıştırmadan bakması, başını hafifçe sallaması veya omzunu sıvazlaması, o an bütün sinir sistemini sakinleştirebilir.
Evet, yapay zekâ bugün sorularımıza anında cevap veriyor, öneriler sunuyor, bizi yatıştıracak cümleler kuruyor. Hatta bazı sistemler yüz ifadesini ya da ses tonunu analiz edebiliyor. Peki bütün bunlar onu bir psikoterapist yapabilir mi?
Uzman psikolog olarak benim cevabım, kesinlikle hayır. Çünkü psikolojik danışmanlık, doğru cümleyi bulmaktan ibaret değil; insanın karşısında, onun anlattıklarına ve anlatamadıklarına dikkatle eşlik etmektir.

Terapi odasında sessizlik de konuşmanın bir parçası olur bazen, çünkü her zaman soru cevap değil suskunluk da gereklidir. O sessizlikte danışana düşünmesi, duygularıyla yüzleşmesi için alan tanırız. Bu sırada psikolog o sessizliğin arkasında nelerin yattığını analiz eder. Ne zaman susacağını, ne zaman araya gireceğini, bir baş sallayışın yeterli olup olmadığını ya da kişinin daha fazla alan isteyip istemediğini bilmek, ezberlenmiş bir formül değildir. Psikolojik eğitim, uygulama ve süpervizyonla gelişen bir dinleme biçimidir.
Psikoterapide empati üzerine yapılan geniş bir meta-analiz, terapistin empatisiyle danışanın sonuçları arasında orta düzeyde bir ilişki buldu. Bu, yalnızca empatiyle iyileşmenin garanti olduğu anlamına gelmiyor. Ama terapötik ilişkide anlaşılmış hissetmenin önemini gösteriyor [1].
İnsanın, başka bir insanı kendi bedeni ve yaşantısı olan biri olarak karşısında bulmasından doğan yakınlığa ben‚ ‘tür içi empati’ demek istiyorum. Bu, psikoloji literatüründe yerleşmiş tek bir teknik terim değil; burada insan-insan ilişkisinin ortaklığını anlatmak için kullandığım bir ifade. Elbette farklı türlerle de bağ kurabilir, yapay zekâyla konuşurken de anlaşılmış hissedebiliriz. Yine de bir sistemin empatik görünen bir yanıt üretmesiyle, başka bir insanın bu ilişkiye kendi bedeniyle ve duygusal varlığıyla katılması aynı şey değildir.
Bir insanın mimiklerini görmek de tek başına onu anlamak demek değildir. Bugün bazı yapay zekâ sistemleri görüntüyü işleyebilir; fakat kaşların çatılması, gözlerin dolması ya da bakışın kaçması, kendi başına kesin bir duygu tercümesi sunmaz. Psikoterapist bu işaretleri, danışanın sözleri, geçmişi ve o anki bağlamla birlikte anlamlandırmaya çalışır. Araştırmalar yüz hareketleriyle empati arasında ilişkiler gösterse de, her baş sallayışı ya da yüz ifadesini aynı anlama bağlamak mümkün değildir. [5].
Ayna nöronları bu konuda sık anılıyor. İlk olarak maymunlarda, bir hareketi yaparken ve benzer hareketi yapan birini izlerken etkinleşen nöronlar olarak tanımlandılar. Bu bulgu, başkalarının hareketlerini nasıl algıladığımızı anlamaya katkı sağladı. Ama ayna nöronlarını‚ ‘başkasının duygusunu doğrudan hissettiren hücreler‘ diye anlatmak da fazla iddialı olur. Araştırmalar ayna nöron sistemiyle bazı empati ölçümleri arasında ilişki olabileceğini düşündürüyor; sonuçlar yöntemlere göre değişiyor ve empatiyi tek bir nöron grubuna indirgeyemiyoruz [4].
Dokunma da insan-insan ilişkisinin bazen taşıdığı, ama her zaman gerekli ya da uygun olmayan bir boyut. Çok severek okuduğum ve ekolünden parçalar taşıdığım duayen psikolog ve aile terapisti Virginia Satir’in geliştirdiği İnsan Doğrulama Süreci Modeli’nde (Human Validation Process Model) dokunma, el tutma ya da sarılma kimi zaman danışanın güven ve yakınlık hissetmesine yardımcı olabilecek deneyimsel araçlar arasında yer alır. Satir’in yaklaşımında temas otomatik bir teknik ya da herkese uygulanacak bir reçete değildir; ne zaman ve nasıl kullanılacağına kişinin sınırları ve ilişkinin niteliği içinde karar verilir. Satir modelini kullanan 15 terapistle yapılan nitel bir çalışma da dokunmanın kimi zaman rahatlatmak, bağ kurmak ya da duygusal bir ana eşlik etmek için kullanıldığını anlatıyor [6]. Satir Aile Terapisi eğitimini aldığımdan beri, aile terapisi ve çocuklarla oyun terapisi gibi uygulamalarımda dokunmanın faydalarını her daim gördüm.
Nazik dokunmanın duygusal ve sosyal bir boyutu olabileceğini inceleyen araştırmalar da var. C-taktil sinir lifleri hafif, yumuşak dokunmayla ilişkilendiriliyor; ancak bu, her dokunuşun iyi hissettireceği ya da sağaltıcı olacağı anlamına gelmiyor [7]. Bir sarılma birine iyi gelirken bir başkası için rahatsız edici olabilir. Bu yüzden terapide dokunma söz konusu olduğunda rıza, güven ve kişinin geçmişi belirleyicidir [8]. Bazen bir dokunuş, ancak o temasın istendiği ve güvenli bulunduğu ilişkide anlam kazanır.
Bunları söylerken yapay zekânın ruh sağlığı alanında hiçbir işe yaramayacağını kastetmiyorum. Üniversite öğrencileriyle yapılan yakın tarihli bir randomize çalışmada, belirli bir yapay zekâ destekli program bazı ruhsal belirti ölçümlerinde iyileşmeyle ilişkili bulundu [2]. Öte yandan terapistlerle sohbet botlarını karşılaştıran bir çalışma, botların daha sık güvence ve öneri verdiğini; terapistlerin ise danışanı daha fazla ayrıntılandırmaya davet ettiğini bildirdi [3]. Bu tür çalışmalar, yapay zekânın belirli ve sınırları çizilmiş desteklerde yararlı olabileceğini gösteriyor; bir psikoloğun yerini alabileceğini değil.
Yapay zekâ birçok meslekte işleri değiştirecek, bazı görevleri üstlenecek, bazılarını da kolaylaştıracak. Psikologların işini destekleyen bir araca dönüşebilir. Ama asla bir psikolog olamaz. Çünkü psikologluk yalnızca sözcükleri seçmek değil; insanın sesini, susuşunu, yüzünü ve sınırlarını ilişki içinde anlamaya çalışmak, gerektiğinde geri çekilmek, gerektiğinde orada kalmak ve yaptığı işin sorumluluğunu üstlenmektir.
İnsan davranışı, duyguları ve tepkilerini yaklaşık 10 yıldır yakından izleyen bir nöropsikolog olarak söyleyebilirim ki insanlar analiz edilmek ve tanı konulmaktan çoğunlukla rahatsız olurken, sadece dinlenilmek ve başka bir insan tarafından da görüldüğünü bilmekle sakinleşebiliyor. Her zaman analiz etmek ve çözüm bulmak değil biz insanların aradığı, bizim gibi hisleri olan biri tarafından dinlenebildiğimizi hissetmek… Bizi dikkatle dinleyen bir uzmana derdimizi anlatmak, şifanın belki de en büyük kısmı.
Her ne kadar yapay zeka çoğunlukla ücretsiz erişimiyle, her an nazır oluşuyla bizi cezbetse de, gerçek terapötik etkiyi gösteremez. Bu yüzden maddi durumumuza uygun olarak erişilebilir bir psikoterapistle konuşmak bireyin ve toplumun bekası için de fazlasıyla elzem.
Herkesin bir terapiste ihtiyacı var, biz terapistlerin bile!
*Nöropsikolog
Kaynaklar
[1] Elliott R, Bohart AC, Watson JC, Murphy D. Therapist empathy and client outcome: An updated meta-analysis. Psychotherapy. 2018;55(4):399–410. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30335453/
[2] Efficacy of a Conversational AI Agent for Psychiatric Symptoms and Digital Therapeutic Alliance: A Randomized Clinical Trial. PubMed record: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41979879/
[3] Scholich T, Barr M, Wiltsey Stirman S, Raj S. A Comparison of Responses from Human Therapists and Large Language Model-Based Chatbots to Assess Therapeutic Communication. JMIR Ment Health. 2025;12:e69709. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40397927/
[4] Rizzolatti G, Fadiga L, Gallese V, Fogassi L. Premotor cortex and the recognition of motor actions. 1996. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8713554/; Bekkali S et al. Is the Putative Mirror Neuron System Associated with Empathy? A Systematic Review and Meta-Analysis. 2021. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32876854/
[5] Jennissen S et al. Association between nonverbal synchrony, alliance, and outcome in psychotherapy: Systematic review and meta-analysis. Psychother Res. 2025. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39586005/; From face to face: the contribution of facial mimicry to cognitive and emotional empathy. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30898024/
[6] Marroquin CG, Outler C. Therapeutic Touch in the Human Validation Process Model: A Reflexive Thematic Analysis. J Marital Fam Ther. 2026;52(1):e70111. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12828641/
[7] Schirmer A, Croy I, Ackerley R. What are C-tactile afferents and how do they relate to “affective touch”? Neurosci Biobehav Rev. 2023;151:105236. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37196923/
[8] Saarinen AI et al. Social touch experience in different contexts: A review. Neurosci Biobehav Rev. 2021. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34537266/