Önceki gün yaşamını yitiren yazar Vedat Türkali, 2010’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektubunda, “Sizden, ülkemiz için yaşamsal önemde olduğuna inandığım bu konuda, en acil iş olarak ülkede akan kanın -hemen, şu anda!- durdurulmasını beklediğimi söylememe izin veriniz!” diye seslenmişti.

Türkiye edebiyatının çınarlarından yazar Türkali, Yalova Devlet Hastanesi’nde önceki gün saat 06.00 sıralarında hayatını kaybetmişti.
Türkali’nin cenazesi, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Teşvikiye Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
‘Temel gereksinim demokratik anayasa’
imc’de yer alan habere göre, Türkali, 2010 yılında, o dönem başbakan olan Erdoğan’ın yazar ve gazetecilerle ‘demokratik açılım’ projesini konuştuğu toplatıya sağlık sorunları nedeniyle katılamamış, 16 Nisan 2010’da görüşlerini bir mektupla iletmişti.
Erdoğa’a hitaben yazdığı mektubunda ‘tam demokratik bir anayasa’nın Türkiye’nin temel gereksinimi olduğunu hatırlatan Türkali, ‘deli gömleği’ olarak adlandırdığı 1982 darbe anayasasından kurtulmak için yapılacak tüm girişimlere destek vereceğini belirtmişti.
‘Akan kan hemen durmalı’
Türkali, Kürt sorununun çözülmeden demokrasi sorunu, demokrasi sorunu çözülmedikçe de Kürt sorununun çözülmeyeceğini ifade ederek, şunları yazmıştı: “Sizden, ülkemiz için yaşamsal önemde olduğuna inandığım bu konuda, en acil iş olarak ülkede akan kanın -hemen, şu anda!- durdurulmasını beklediğimi söylememe izin veriniz! İnsanlarımızın birbirlerine kırdırıldığı, ormanlarımızın yakılıp kül edildiği bu uygulama, emperyalist silah tekellerine trilyonlarca dolar kazandıran bu kanlı yol, yoksul ülkemizi gırtlağına kadar borç batağına sürüklemiş kurnaz bir emperyalist oyunun kanlı parçasıdır; iç-dış odaklardan kaynaklanır.”
‘Terörist damgası vurularak ne çözülür?’
“Bin yıldır birlikte yaşadığımız kardeş bir halkın çocukları olarak dağa çıkmak zorunda bırakılmış gençlere, ‘terörist’ damgası vurmakla neyi çözebildik?” diye yazan Türkali, ‘ezilen bir halkın gerçek temsilcileri’ni dışlayarak ve ‘dağa mecbur bırakılmış’ gençlerini ‘yakarak’ bu ülkenin hiçbir yaşamsal sorunun çözülemeyeceğini, ülkeye de demokrasi getirilemeyeceğini kaydetmişti.
‘Yoksul halklara kanlı faturalar çıkarılıyor’
‘Onurlu çözüm’ün Ortadoğu’da ‘Amerikan oyunları’na düşmeden, halkların öz temsilcileriyle sağlanabileceğini belirten Türkali, çözümsüzlüğe sürüklenmiş yoksul haklara ‘kanlı faturalar’ ödetildiğini aktarmıştı.
Türkali, yüzde 10 seçim barajının da ‘anti-demokratik’ olduğunu anlatarak, “Seçim barajı, dar parti çıkarları için sımsıkı korunmaya çalışılıyor. Bu yolla nereye varılabilir?” diye yazmıştı.