Umut Özkırımlı: Türkiye kendi kaderini tayin etti, ayrışıyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir referanduma dönüşen 30 Mart yerel seçimleri bence 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin var olduğu şekliyle bitişini simgeliyor. Türkiye bundan sonra ya radikal bir şekilde yeniden yapılanacak (radikal derken “üniter” yapının sona ermesini kastediyorum) ya da ayrışacak.

2002’den beri her seçimde karşımıza çıkan tablo farklı değerlere, farklı ahlak anlayışına, hatta en geniş anlamıyla kullanacak olursak farklı kültürlere sahip üç Türkiye olduğunu gösteriyor bize.

Birinci Türkiye, Türkiye değil. Kürdistan ya da Türkiye Kürdistan’ı…

İkinci Türkiye, AKP’nin Türkiyesi…

Üçüncü Türkiye, malum, kıyıların ve kentli sınıfların (sadece orta sınıfların değil; Gezi’de de görüldüğü gibi alt sınıfın bir bölümünün de) Türkiyesi…

30 Mart seçimlerini özel kılansa bu farklılıkların kemikleştiğini değil, üç Türkiyenin birlikte yaşama iradesinin kalmadığını göstermesi…  

Bu görüşün abartılı olduğu, farklı Türkiyelerin bugüne dek birlikte yaşamayı becerdiği iddia edilebilir. Belki. Ama kritik eşik aşıldı. Başbakan Erdoğan seçim sonrası yaptığı balkon konuşmasında “İstiklal savaşına” devam edeceğini açıkladı. Başbakanın medyadaki tetikçileri bir yandan gizleyemedikleri gülümsemeleriyle üçüncü Türkiye’ye “haydi, post-seçim travmanızı atlatın da konuşalım” çağrıları yapıyor, diğer yandan internet yasaklarını savunuyor, Anayasa Mahkemesi’nin kararını “gayrımilli” ilan ediyorlar. Bu arada üçüncü Türkiye’nin bir kısmı YSK kapılarında oyların yeniden sayılmasını bekliyor; diğer, ulusalcı, kısmı Cemaatle el ele şu hükümeti nasıl deviririz diye düşünüyor. Kürtler ise haklı olarak kendi geleceklerini kurmanın planlarını yapıyor, bu süreçte kendilerine destek verecek olan Türkiye’nin yanında konumlanıyorlar.

Hala ikna olmadıysanız henüz açıkken Twitter’a girin ve kaybolduktan bir gün sora cansız bedeni bulunan üç yaşındaki Pamir’le ilgili AKP yandaşlarının yazdıklarına, olayı nasıl Gezi’ye bağladıklarına bakın.

Umut Özkırımlı’nın yazısı