• ROTA
  • 9 SORUDA
  • DİKEN ÖZEL
  • GÜNÜN 11’i
  • DİKENLİK
  • AKŞAM POSTASI
  • VPN HABER
  • ENGLISH

Diken

Yaramazlara biraz batar!

  • VİTRİN
  • AKTÜEL
  • EKONOMİ
  • ANALİZ
  • DÜNYA
  • MEDYA
  • KEYİF
  • YAZARLAR
  • SANAT
  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Umursamamak ve alışmak, cehenneminiz oluyor!

23/05/2019 17:11

MURAT SEVİNÇ

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) haftalar önce verdiği İstanbul büyükşehir belediyesi (İBB) seçimini iptal şeyinin (kararının) şeyini (gerekçesini) dün yayınladı. İlk gün söylediğimi bir kez daha yinelemek isterim: Bu bir karar değil. Eğer “Vazgeçtik, gerekçe yazmayacağız” deselerdi, hukuk devleti ilkesine verdikleri zarar bu denli ağır olmazdı. Özetle, YSK ‘yedi’ üyesinin marifetiyle 1950’den bugüne Türkiye demokrasisindeki yaşamsal konumuna onarılması güç bir zarar verdi. Modern devlet denilen, bürokrasidir. Kurumlardır. YSK, anayasası askıya alınmış bir ülkede, kendi kendisini tüketen belki de son kurum oldu.

Türkiye toplumunun toplum olma vasfına sahip olup olmadığının tartışılır olduğuna dair bir şeyler söylemeye çalıştım daha önce de. Bazı ortak değerleri varmış gibi görünen fakat daha çok birbirinden kopuk ve diğerine yapılanı hemen hiç umursamayan bir ‘insan kalabalığı’ söz konusu. Bu hâlin kökenindeki temel nedenlerden birinin, o kalabalığın mensuplarının ‘yurttaşlık’ bilincinden yoksunluğu olduğu kanısındayım. Memleket ahalisi yurttaş olamıyor. Hak ve özgürlük sahibi birer birey gibi davranamıyor. Haliyle, en temel ‘birlikte’ yaşam ilkelerinden yoksun.


Birey ve yurttaş olmadığı için hak ve özgürlükler ile kendi varlığı arasındaki ilişkiyi kuramıyor. Bu yüzden o kalabalığın ortalama bir mensubu, örneğin kaba saba bir sürücüden kolaylıkla fırça yiyebiliyor. Bu yüzden, tüm kamu hizmetlerinin kendi emeği sayesinde verilebildiğini anlamıyor. Bu yüzden, eğer ödediği vergi olmasa o yeteneksiz takım elbiselilerin hiçbir işe yaramayan insanlara dönüşeceğini kavrayamıyor. Bu yüzden, güçlüye yaltaklanıp güçsüzü neredeyse içgüdüsel biçimde ezebiliyor. Bu yüzden, eşitlik düşüncesinden böyle fersah fersah uzak. Bu yüzden, bir diğerinin dilini konuşamaması, inancını ya da diğer yönelimlerini özgürce yaşayamamasını dert etmiyor.

Ezcümle, bu diğerkâmlık duygusu gelişmiyor. Ve bu yüzdendir ki, lokantaya gittiğinde garsonlara teşekkür edilmesi gerektiğini de akıl edemiyor!

Türkiye milli eğitim tornası, yurttaş-birey olamamış insan yetiştirme üzerine inşa edilmiş hâlde.

Bu peşrevi boşuna yazmıyorum. Şu son YSK şeyi ve o şeye giden süreçte gösterilen tepkiler yazdırıyor. Milyonlarca insan çok tepkili ve kuşkusuz haklı. Hatta o milyonlar, belki de uzun süredir bir ‘hukuk’ tartışmasında bu denli haklı olmamıştı. YSK şeyini, yandaş basın ve akademideki soytarılar dışında savunan birileri olacağını sanmıyorum.

Peki sorun ne? Bir haksızlığa tepki gösteren insanlara, “İyi de siz şu haksızlıklara tepki göstermemiştiniz ama” demenin nahoş ve yanlış bir yanı var. Çünkü o insanlar da çıkıp “Evet onlara şu ya da bu gerekçeyle göstermemiştim ama şimdi gösteriyorum” yanıtını verebilir. Haliyle, bilmiş tavırlarla ‘en kahraman Rıdvan’ pozları takınmanın alemi yok. Geciken tepki, hiç verilmeyenden evladır!

Buna mukabil, verdikleri oy yok sayıldığı için tepki gösteren kitlelere, karşı çıkılan hukuk dışılığın ‘köklü’ ve pozitif hukukla değil de daha ziyade siyasal-kültürel niteliklerle ilişkili bir geçmişi olduğunu hatırlatmak da, bana kalırsa eşit yurttaşlık mücadelesinin gerekliliklerinden biri ve çok önemlisi.

Bu kez, hiç adetim olmadığı üzere, uzatmayacağım!

Muhterem okur, eğer yurttaş olduğunu iddia ediyorsan, şunları göz ardı edemezsin:

Demirtaş ve pek çok HDP’linin cezaevinde oluşu, YSK şeyinden daha hukuksal değil. YSK’nin yayınladığı şey ne kadar hukuksa, o siyasetçiler de o ölçüde hukuksal gerekçelerle cezaevinde.

YSK şeyi ne ölçüde doğruysa, fevkaladenin fevkinde üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) dün verdiği Osman Kavala hakkındaki kararı da o ölçüde doğru. Bugün itibariyle 570 gündür tutuklu olan, hâkim karşısına çıkmamış, hatta mahkeme vasfı tartışmalı bir sulh ceza hakimliği tarafından tutukluluk kararı verilmiş ve milyonlarca insanın katıldığı Gezi eylemlerini ‘organize etmek’ gibi akıl fikir dışı bir saçmalıkla suçlanan Osman Kavala’nın tutukluluğunda, bir hak ihlali bulamadı o AYM’nin 15 üyesinden 10’u.

YSK şeyi ne kadar hukuksa, OHAL KHK’si adı verilen bir zırvayla sorgusuz sualsiz ekmeklerinden, işlerinden edilen, yurt dışına çıkamayan insanların durumu da o kadar hukuk.

YSK şeyi ne kadar kararsa, ‘çok takdir ettiğiniz’ askerler cemaat yargısı tarafından mahkum edilirken verilen kararlar da o kadar karardı. Ve tabii ‘hiç takdir etmediğiniz’ Altan ve Ilıcak gibi isimlerin ‘subliminal’ mesaj gerekçesiyle aldıkları hapis cezaları da, işte o kadar!

YSK şeyi ne kadar hukuksa, elleri bağlı yere yatırılmış insan manzaraları da o kadar hukuk.

Daha saymalı mı? Hangi birini? Üç sayfa… Beş sayfa… 10… Yeterli olur mu

Değerli okur,

Çok ve haklı tepki gösterdiğin YSK şeyi, örneğin bir batı demokrasisinde böyle sırıtarak verilemezdi. Burada yapılabiliyor oluşunun nedeni, senin hem çok korktuğun hem de taparcasına sadakat duyduğun devletinle ilişkinin, demokratik ve eşitlikçi bir yurttaşlık ilişkisi olmayışı. Kendinden başka hiç kimsenin derdiyle tasasıyla ilgilenmediğin, hiçbir birliktelik duygusu hissetmediğin için, tek katılım aracın olan ‘oyu’ dahi böyle gözünün içine baka baka yok sayabildiler.

Görmezden duymazdan geldiğin, umursamadığın ve her yapılana alıştığın sürece… Bunlar iyi günlerin!

Kategori:Agora

Tüm yazılar: Murat Sevinç

SON HABERLER

Cengiz Çandar: 2001’de AKP’den teklif gelse kabul edebilirdim

Cengiz Çandar, ‘AKP’den 2001’de teklif gelseydi kurucuları arasında olmayı kabul eder miydiniz?’ sorusuna ”Edebilirdim” yanıtını verdi.

‘Müteahhit avı’: Tutuklu sayısı 332’ye çıktı

17 Nisan itibariyle tutuklu sayısı 332.

Otomotiv: Türkiye, AB’ye ihracatta liderliği Çin’e kaptırdı

Türkiye, ‘Avrupa’nın en çok otomobil ithal ettiği ülke’ unvanını Çin’e kaptırdı. Çin ihracatı bir yılda iki kattan fazla artırdı.

Sudan’da çatışma büyüyor: Ölü sayısı 83’e yükseldi

Sudan’da ordu ile paramiliter güç Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalarda dün 83 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Ekonomist Ağaoğlu: Çift kur durumuna gelindi

Ekonomist Ali Ağaoğlu, Merkez Bankası’nın belirlediği politika faizi ile piyasa faizi arasındaki makasın açılmasından sonra kur cephesinde de çoklu fiyatın ortaya çıktığını söyledi.

Bu sefer seçim öncesi: Hürriyet yine Albayrak’ı hatırlattı

Hürriyet gazetesi, İstanbul Finans Merkezi bankalar etabı açılışı öncesi eski bakan Berat Albayrak’ı hatırlatarak, projenin arkasında onun da imzasının bulunduğunu yazdı.

Demirtaş: İnce’ye oy vermekle Erdoğan’a oy vermek arasında fark yok

Selahattin Demirtaş, ”Bugünkü seçim matematiğinde İnce’ye oy vermekle Erdoğan’a oy vermek arasında fark yok” dedi.

Van’da 4 büyüklüğünde deprem

Van’da saat 07:07’de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Fuat Oktay: Kızılay’ın çadır satmasına üzüldük

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, deprem sonrasında çadır satışına üzüldüklerini belirterek “Kızılay’ın kendi genel kurulu vardır. Orada zaten gerekli tedbirler, gereken yapılır” dedi.

Akşener: Recep bey ve arkadaşlarına adil davranacağımıza söz veriyoruz

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Recep bey ve arkadaşlarına adil davranacağımıza söz veriyoruz” dedi.

Müslümanlık azalıyor ama ‘İslami ülkeler’ yükseliyor, nasıl oluyor?
YSK kararına göre seçmenin oyunu kim çaldı?

Ara

DİKEN’İ TAKİP EDİN

Osman Kavala 1994 gündür hapiste

YAZARLAR

Macron’u ciddiye alalım mı?

Bahadır Kaynak

Ekmek arası duygu

Psk. Dr. Feyza Bayraktar

Sandıkta hile olur mu?

Levent Gültekin

Cuma saati geldiğinde kendisini odaya kilitleyen akademisyenlerin üniversitesi!

Murat Sevinç

Bu cehennemden HDP’siz çıkış yok!

Dağhan Irak

Enflasyon bir canavar ama bizimkisi en kötüsünden, acaba niye?

Pelin Yenigün Dilek

Göktaşından elde edilen gelirin zekâtı var mı?

Murat Sevinç

GÜNÜN 11’İ

İbrahim Kahveci: Meğer suçlu kasapmış

Servet Yıldırım: Menemen endeksi

Alaattin Aktaş: Meğer faizi indirince fiyatlar gerilemiyormuş

Ünal Özmen: İnce hiçbir şey söylemeden çok şey anlatıyor

Evren Devrim Zelyut: Borsada 20 yılda bir gelen fırsat

Orhan Bursalı: Kurtlar pusuda

Can Ataklı: Büyük bir pişkinlikle oturuyor

Nagehan Alçı: Bu sözleri alkışlıyorum, bravo Akşener!

Fatih Altaylı: Kınık’ı orada tutan güç nedir!

Murat Muratoğlu: Hiç utanma emaresi de göstermiyorlar

Rahmi Turan: İktidar, umudunu Muharrem İnce’ye bağladı

Bir saatte çektiği şınavla dünya rekoru kırdı

Etkili egzersiz sağlam ayaklardan başlıyor: 9 hareketle güçlendirin

Mağarada 500 gün: Örgü ördü, kitap okudu, denek oldu

Kağıt uçakla en uzun mesafe dünya rekoru kırıldı

Japonya, turizm geliri için kumarı serbest bırakıyor

Haluk Levent Time dergisini reddetti

Prens Harry babasının taç giyme törenine yalnız katılacak

Gerard Depardieu 13 kadın tarafından cinsel saldırıyla suçlanıyor

Mayalar ‘Pelota’ skorunu bu taşa kaydetmiş

  • VİTRİN
  • AKTÜEL
  • EKONOMİ
  • ANALİZ
  • DÜNYA
  • MEDYA
  • KEYİF
  • YAZARLAR
  • SANAT
  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
  • AGORA
  • DİKEN’E TAKILANLAR
  • BİRİNCİ SAYFALAR
  • GÜNÜN 11’i
  • AKŞAM POSTASI
  • BU GAZETE…
  • DİKEN 5 YAŞINDA
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
  • Email
  • Facebook
  • Pinterest
  • RSS
  • Twitter
  • Vimeo
  • YouTube

"Genç gazeteci arkadaşlarıma! Bu meslek yorucu bir meslektir. Ama, insan büyük bir zevkle çalışır. Kalemine daima efendi kal, uşak olmamaya gayret et. Mecbur kalırsan kır, sakın satma." Sedat Simavi