Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, şaka gibi. Standard&Poors Türkiye’nin kredi görünümünü durağandan negatife çevirmişken, FED’in 15 gelişmekte olan ülkenin ekonomisinin kırılganlığını ölçmek için geliştirmiş olduğu endekste Türkiye en kırılgan ülke olarak hesaplanmışken, bakan, Türkiye ekonomisinin geneline bakıldığında diğer gelişmekte olan ülkelerden ayrışarak iyi bir performans gösterdiğini söylemiş.
Fakat belki de daha vahimi, ekonomi bakanı “Türkiye’nin ölçülemeyen şekilde kayda geçirilmeyen bir ekonomisi de var. Bu ekonomisiyle Türkiye’nin her ne kadar istemesek de tasvip etmesek de Türkiye için ayrı bir güç kaynağıdır” demiş.
Gayet sıkıntılı bir dönemden geçerken, herhalde en son gereken şey, gerçeklikle bağları tamamen yitik bir ekonomi yönetimi algısı yaratmak. Herkesin biraz sağduyulu bir şeyler işitmeye ihtiyacı varken, tek derdinin gaz vermek ve şu önümüzdeki birkaç ayı çıkartabilmek olduğunu ele veren açıklamalar, sahiden söylüyorum, hiç iyi bir akıl değil.
Çalışanlardan, işsizlerden, yoksullardan ve mağdurlardan yükselecek talepleri zamanında duyan ve politika geliştiren bir partiye ihtiyaç olduğu aşikar. Mart seçimleri biraz da değişen dünya düzeninde yeniden şekillenmesi gereken siyaset sahnesinin aktörlerini belirlemek açısından önemli.