Dünkü maçın teknik analizi bir yana, seçilen 11’in dahi, Ersun Yanal’ın sonunu getiren sebeplerin bir küçük demosu olduğunun altını çizmek gerek. Prensipli olmakla takıntılı olmak arasında ince bir çizgi var. Doğrularında ısrarcı olmakla, onlara tapmak farklı şeyler. Ersun Yanal, bu sezon zaman zaman doğrularına inanmaktan ziyade tapma sınırını zorladı.
Dün de bu doz aşırı inancın küçük örneklerini gördük: İlk 11’inde kenar oyuncusu olmamasına rağmen, iki adamı (Mehmet ve Kruse’yi) çizgiye devşirerek maça yine 4-3-3 başladı. Bu sezon Türkiye Kupası’nda 540 dakika oynamış ve her saniyesinin hakkını vermiş Ferdi’ye yapılmış bir ayıp bu.