Tutuklu akademisyen Kaya'dan mektup: Barışı da özgürlüğü de getirecek güce sahibiz

 

Güneydoğu illerindeki ‘abluka’nın bir an önce son bulması amacıyla yayılanan ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı bildiriye imza attığı gerekçesiyle tutuklanan Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya, Silivri Cezaevi’nden mektup yazdı.

muzaffer-kaya

Kaya’nın yanı sıra ‘Barış İçin Akademisyenler’ bildirisine imza attıkları attıkları gerekçesiyle ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla tutuklanan Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan ile Doç. Dr. Kıvanç Ersoy ve Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı’nın ilk duruşması yarın Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.

Sendika.Org’da yer alan mektupta cumhuriyet tarihinin en köklü krizinin yaşandığını belirten Kaya, “Üç yıl önce Gezi’yi yaratmış ve yaşamış, daha geçen yıl büyük bir seçim başarısına imza atmış yurttaşlar olarak bu ülkeye barışı da özgürlüğü de getirebilecek güce sahibiz” diye yazdı.

Kaya’nın mektubu şöyle:

Sevgili Sendika.Org okurları,

“Cumhuriyet tarihinin en köklü siyasi krizine tanık oluyoruz. Saray’ın yurtta ve dünyada savaş politikası, Türk tipi başkanlık rejiminin (faşizm diye okuyabilirsiniz) inşasıyla iç içe geçmiş durumda. Ülkece mehter marşı eşliğinde uçuruma doğru hızla ilerliyoruz!

Ancak bu çılgın gidişatı durdurmak hala mümkün. Biz Türkiye’nin batısındakiler üstümüzdeki şaşkınlığı atıp, aktif yurttaşlık bilinciyle, barış ve demokrasi için birlikte sesimizi yükselterek bu korkunç savaş ve faşizme sürüklenişi durdrabiliriz. İktidarın illüzyonuna kapılmamış yurttaşlar olarak daha cesur daha dirayetli daha dayanışmacı olmamız gereken günlerden geçiyoruz.

İleride tarih kitaplarının 2016 yılı Türkiyesi için ne yazacağını, bugün bizim yapacaklarımız belirleyecek. Örneğin 22 Nisan’da Çağlayan Adliyesi’nde görülecek bizim ve gazetecilerin duruşmalarını tarihçiler, Türkiye’de faşizmin kurumsallaşmasına giden yolun köşe taşlarından birisi olarak mı yoksa, ülkeyi faşizme sürükleyen savaş ittifakının geriletilmesinde etkili olan anlardan birisi olarak mı yazacaklar? Bunu bizim mücadelemiz belirleyecek. Kritik bir tarihsel anın içinde olduğumuz bilinciyle, demokratik Türkiye mücadelesinin yoldaşları olarak, adeta tek bir partiymişiz gibi birlikte çalışmayı başarabilecek miyiz?

Siyaset kurumunun tıkandığı ve ülkenin bir çıkmaza girdiği anlarda yurttaşların alacağı demokratik inisiyatif hayati öneme sahiptir. Çok değil, daha üç yıl önce Gezi’yi yaratmış ve yaşamış, daha geçen yıl büyük bir seçim başarısına imza atmış yurttaşlar olarak bu ülkeye barışı da özgürlüğü de getirebilecek güce sahibiz. Bu inançla, hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”

‘Barış İçin Akademisyenler’e destek: ‘Terörist’ diyen seçilmişler ileri gidiyor

Boğaziçi öğrencileri tutuklu akademisyenler için söyledi: Almaya geldik hocam, tutsak bedenlerinizi

Tutuklu akademisyen Esra Mungan: Pişman değilim, bugün de imzalardım

Sezen Aksu’dan akademisyenler için çağrı: Daha fazla küçük duruma düşmeyelim

Prof. Baskın Oran’dan Erdoğan’a dava: Onur diye bir şey var

Tutuklu akademisyenlerden Kaya ve Ersoy tecritte, Mungan havalandırmasız hücrede

Tutuklu akademisyenlerden mesaj var: Kimseden talimat almayız

62 ülkedeki 1406 akademisyenden ‘ilgilisine’ çağrı: ‘Cadı avı’na son verin

Akademisyen Esra Mungan tek kişilik hücrede: Haftada bir görüş de belirsiz

Boğaziçi’den tutuklanan akademisyenlere destek: Yerleri hapishane değil üniversite