Tatil için geldiği Türkiye’de bir hastanede ölen İngiliz turist Beth Louise Eileen Martin’in kalbinin Adli Tıp Kurumu’nda incelendiği açıklandı.

Konu ‘Türkiye’de ölen turistin kalbi hastanede çalındı’ iddiasıyla sosyal medyada birkaç gündür gündemdeydi.
Ailenin ‘Türkiye’de yaşadıkları’, bağış sitesi GoFundMe üzerinden başlatılan ‘Aile tatilinden akıl almaz bir kayba’ başlıklı bir bağış kampanyasında şöyle anlatıldı:
“29 yaşındaki Beth Louise Eileen Martin, eşi Luke Martin ve iki çocuğuyla birlikte 27 Nisan’da Türkiye’ye tatile gitti. Beth 28 Nisan’da rahatsızlandı ve ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Luke çocuklarını daha fazla travma yaşamamaları için otele götürdü. Bu sırada da kendi annesiyle, Beth’in annesine de haber verdi.
Birkaç saat sonra hastaneden bir tarama ve ödeme için acilen gelmesi istendi. Luke gitti ve ödeme yaptı. Beth o gece yoğun bakıma alındı. Durumu kritikti. Luke’un görmesine izin verilmedi.
30 Nisan’da Luke ve Beth’in anneleri Türkiye’ye gidip soluğu hastanede aldı. Beth’i bulmak için çaresizce koşturdular ama nafile.
Ardından Luke’a bir mesaj geldi: Beth gece başka bir hastaneye nakledilmişti. Ancak Luke’a haber bile verilmemişti. Daha sonra Beth’in ‘kalbiyle ilgili endişeler’ nedeniyle nakledildiği söylendi.
İki anne sonunda Beth’in odasını bulabildi ama içeri girmelerine izin verilmedi. Hastanede iki anneye Beth’in eşyaları, evlilik yüzüğü teslim edildi ama hala onu görmelerine izin verilmiyordu. Sonunda Beth’in annesi kızının olduğu odaya alındı ama sadece birkaç dakika görebildi. Annesine göre Beth can çekişiyordu.
Polis Luke’u sorgulamak için otele gitti. Tercüman yoktu, otel personeli aracı oldu. Yarım yamalak bir iletişimle Luke bir belge imzaladı. Belgede Beth’in sabah 9:00 civarında öldüğü yazıyordu. Hastaneden bu konuda hiçbir bilgi vermemişti. Polis, Luke’u şüpheli görüyor, Beth’i zehirlemekle suçluyordu.
Bir doktor, Luke’u arayarak Beth’in alerjisi olup olmadığını sordu. Luke, Beth’in penisiline alerjisi olduğunu ve ambulansla hastaneye kaldırılırken söylediğini iletti. Doktorlar şoke oldu; haberleri yoktu ama onu tedavi etmişlerdi. O akşam hastane de Luke’u aradı ve acı haberi verdi: Beth ölmüştü.
Polis Luke’u arayarak Beth’i akşam gömeceklerini söyledi. Luke şiddetle reddetti ve onu İngiltere’ye götüreceğini söyledi. Bunun üzerine polis ertesi sabah 8:00’de sorgu için Luke’u hastaneye çağırdı. Polis sorguyu hastane otoparkında bir minibüs içinde yaptı. Luke suçlansa da polis sonunda onun sadece yas tutan bir koca olduğunu gördü. Ve işlem yapmadı.
Luke ve iki anne, Beth’i fermuarlı bir ceset torbasıyla hastaneden çıkardı. Her biri bir köşeden tuttu, dördüncü köşeyi bir tercüman tutuyordu.
Aile, tarama, taksiler, hastane ücreti, tercüman, otel, cenaze nakil düzenlemesi, belge ve notere binlerce pound harcayarak Beth’in cenazesini 4 Mayıs’ta ülkesine götürdü.
Genç kadına İngiltere’de otopsi yapıldı. Ve son darbe burada fark edildi: Beth’in kalbi yoktu. Türkiye’deki hastane hiçbir açıklama yapmadan Beth’in kalbini çalmıştı.”
Kalbi adli tıptaymış
Sosyal medyadaki iddialar sonrası dün Anadolu Ajansı‘nda (AA) ‘İstanbul’da ölen İngiliz turistin kalbi Adli Tıp Kurumu’nda inceleniyor’ başlıklı bir haber yayınlandı.
Haberde İngiliz turistin 28 Nisan’da Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi’ne başvurduğu, 29 Nisan’da tedavisi sürerken öldüğü yazıldı. Kalbininse Adli Tıp Kurumu laboratuvarında incelendiği; amacınsa kesin ölüm nedeninin belirlemek olduğu belirtildi.
Haberde şöyle dendi:
“Ölü muayene işleminde Beth’in vücudunda yeni oluşmuş travmatik bulgu tespit edilemedi.
Otopsi işleminde de cilt altında, yumuşak dokularda, iskelet sisteminde ve organların incelenmesinde ölüme sebebiyet verebilecek belirgin bulgu belirlenemedi.
Martin’in 350 gram ağırlığındaki kalbini besleyen damarların açık olduğu tespit edilirken, ölüme sebep olabilecek eski veya yeni belirgin bulgu izlenmedi.
Otopsi sırasında ayrıca mikrobiyolojik, toksikolojik ve histopatolojik örnekler alındı.
Alınan örneklerin laboratuvar analizleri ATK laboratuvarlarında devam ederken, kurumun bu analizler neticesinde Martin’in kesin ölüm sebebine ilişkin yedi ila 15 gün içinde görüş bildireceği öğrenildi.”
Devamında kalbin incelemeler sonrası başsavcılık aracılığıyla Martin ailesine teslim edileceği belirtildi.
En sonundaysa şöyle dendi:
“Sağlık Bakanlığı Ölüm Bildirim Sistemi’nde yer alan belgede adli olay açıklaması altında otopsi işlemiyle ilgili ayrıntılı bilgilendirme seçeneği olmadığından, kalbin bütün olarak örneklenmesine dair açıklama eklenemediği öğrenildi.”