Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) maddi ve sosyal yoksunluk oranının 2025’te 1,4 puan gerileyerek yüzde 11,9’a düştüğünü duyurdu.
TÜİK’e göre nüfusun yüzde 75’i dört yıl boyunca hiç yoksulluk sınırının altında kalmadı.

TÜİK 2025’e ilişkin ‘Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ni açıkladı.
Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesaplamasında bakılan değişkenler:
- Hane düzeyinde otomobil sahipliği
- Ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme
- Evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme
- Kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme
- İki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme
- Evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme
Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre
Bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,8’i, lise altı eğitimlilerin yüzde 13’ü, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,5’i yoksul olarak hesaplandı.
Yükseköğretim mezunlarıysa yüzde 2,5’le en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu.
Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenlerse eskimiş giysilerin yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıklarıyla toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel internet harcaması dikkate alındı.
Sürekli yoksulluk oranı azaldı
Söz konusu maddelerden 13’ünün en az yedisini karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı, geçen yıl yüzde 13,3’ken 2025 sonuçlarında 1,4 puan azalışla yüzde 11,9 olarak tahmin edildi.
Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde yoksul olan fertleri kapsıyor.
Buna göre, 2025’te sürekli yoksulluk oranı geçen yıla göre 0,1 puan azalışla yüzde 13,6 olarak hesaplandı.
Göreli yoksulluk oranı en düşük bölge: Diyarbakır, Şanlıurfa
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) 2’nci Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si baz alınarak hesaplanan yoksulluk sınırına göre gelire dayalı göreli yoksulluk oranı en yüksek bölgeler yüzde 14,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli), yüzde 14,3’le deTR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.
Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2’nci Düzey bölgeleriyse yüzde 4,6’yla TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır), yüzde 6,3’le TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) olarak belirlendi.
Fertlerin yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar, göreli yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk, düşük iş yoğunluğu göstergelerinin en az birinden yoksun olanları ifade ediyor.
2025 sonuçlarına göre fertlerin yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında kaldı. Bu oran 0-17 yaş grubunda yüzde 36,8, 18-64 yaş grubunda yüzde 25,1, 65 ve üstü yaş grubundaysa yüzde 22,8 olarak tahmin edildi.
Dört yıllık panel verisine göre nüfusun yüzde 75’i dört yıl boyunca hiç yoksulluk sınırının altında kalmadı.
Geçen yıla göre konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı 0,4 puan azaldı ve yüzde 56,4’e geriledi.
Fertlerin yüzde 50,5’i evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 25,1’i beklenmedik harcamaları, yüzde 19,6’sı evin ısınma ihtiyacını, yüzde 58’i ise eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamıyor.
Sahip olduğu konutta yaşayanların oranı arttı
Sahip olduğu konutta yaşayanların oranı geçen yıla göre 1 puan arttı ve yüzde 57,1 olarak kayda geçti.
Kirada oturanların oranı yüzde 27, lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranıysa yüzde 15 oldu.