Tanzanya'da kemikten yapılmış 1,5 milyon yıllık aletler bulundu

Araştırmacılar, Tanzanya’da bir çukurun derinliklerinde hayvan kemiklerinden yapılmış yaklaşık 1,5 milyon yıllık onlarca alet buldu.

Fotoğraf: Pleistosen Arkeoloji Laboratuvarı

İnsanlığı şu an bulunduğu konuma getiren şey alet yapmayı ve bu aletleri geliştirmeyi öğrenmesiydi. Bundan yaklaşık 3,3 milyon yıl önce homininler et ve bitkileri kesmek için taş yongaları kullanmaya başladı. 

Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, insanların 1,5 milyon yıl önce kemikten yapılmış daha karmaşık aletler kullandığını ortaya çıkardı. Kemik aletlerin sistematik kullanımının arkeologların daha önce düşündüğünden 1 milyon yıl daha öncesine dayandırıyor.

Araştırmayı yöneten İspanyol Ulusal Araştırma Konseyi’nden arkeolog Ignacio de la Torre, insan alet yapımının erken evrelerini araştırmak için Doğu Afrika’daki Tanzanya’yı keşfederek yıllar geçirdi. 

Torre ve meslektaşları 2015’de daha önce yerde Aşölyen taş aletleri buldukları T69 Kompleksi olarak bilinen bir çukurda bir hendek kazmaya başladı. Hendekte bunların daha fazlasını ve belki de homininlerin bu aletleri nasıl kullandıklarına dair kemikler ve diğer ipuçları bulmayı umuyorlardı.

Gerçekten de binlerce su aygırı, timsah ve balık fosili buldular. Yaklaşık 1,5 milyon yıl önce bir gölet veya gölde yaşamış hayvanlar, su aygırı kemiklerinde kesik izleri ve 10 binden fazla taş alet keşfettiler. Hayvanları leşle besleyen homininlere ait hiçbir fosil bulamadılar ancak yakınlardaki benzer alanlara bakarak, bu kemiklerden Homo Erectus’un sorumlu olduğundan şüphelendiler.

Daha sonra 2018’de bilim insanları siperlerinde bir sürpriz ortaya çıkardılar. Yeni çalışmada anlatıldığı gibi, taştan değil fil kemiğinden yapılmış bir el baltası buldular.

Bu keşiften önce, araştırmacılar Doğu Afrika’daki diğer yerlerde sadece birkaç kemik bulmuşlardı. Örneğin, 2020’de araştırmacılar Etiyopya’da bir su aygırının uyluk kemiğinden yapılmış 1,4 milyon yıl öncesine ait bir el baltası bulduklarını bildirdiler.

Ancak bulunan binlerce taş aletle karşılaştırıldığında kemik aletler o kadar nadirdi ki bunların ne işe yaradığını anlamak zordu.

Torre “Bu insanların kemik aletler yaptığını hiç beklemiyorduk. Başkalarının da olabileceğini düşünmemize yol açtı” dedi.

Bu yüzden araştırmacılar çok daha büyük bir hendek kazdı ve bazıları fillere, bazıları da su aygırlarına ait daha fazla kemik alet buldu. Araştırmacılar daha sonra daha önce ortaya çıkardıkları kemik parçalarına tekrar baktı ve bunların homininler tarafından içindeki iliği yemek için kırılmış parçalar olduğunu varsaydı. Daha yakından incelediklerinde ise bu kalıntıların bazılarının da alet olduğunu görebildiler.

Torre ve meslektaşları toplamda 15 inç uzunluğunda 27 kemik alet buldu. Bilim insanları tüm aletleri aynı 20 inç kalınlığındaki kumtaşı tabakasında buldu ki bu da hepsinin ‘onlarca yıllık’ bir dönemde kullanıldığını gösteriyordu.

Torre, keşfin kendisine keşfedilmeyi bekleyen daha neler olduğunu merak ettirdiğini söyledi ve “Erken insanlar tarafından yapılmış bir dünya dolusu aleti kaçırıyor olabiliriz” dedi.

Çalışmaya dahil olmayan Cambridge Üniversitesi’nden arkeolog James Clark’sa “Makalenin gerçekten heyecan verici yanlarından biri de aynı alanda bu kadar çok şeyin olması ve bunun gerçekten sıra dışı olması” dedi. Clark, orada yaşayan homininlerin kemikle çalışmak konusunda açıkça çok rahat olduklarını ve bunu yapmaya çok aşina olduklarını söyledi.

Ayrıca bulgular gösteriyor ki homininler bunları nasıl kullanacaklarını önceden planlamış gibi görünüyorlardı. Araştırmacılar bir fil leşine dair hiçbir iz bulamadıkları halde aletlerin sekizi fil kemiklerinden yapılmıştı. 

Torre, homininlerin fil kemiği aletlerini başka bir yerde yapmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi ve bu çağdaki homininlerin beyinlerinin gelişmiş olduğunu, kayalardan yaptıkları aletler dışında kemikleri elde etmek ve bunları sonrasında alete dönüştürmek için çaba sarf ettiklerini ileri sürdü.

Torre, Afrika’daki diğer antik alanlarda da arkeologları bekleyen başka kemik alet hazinelerinin olmasının muhtemel olduğunu söyledi ve “Belki de biz arkeologlar bulduklarımıza yeterince dikkatli ve doğru gözlerle bakmamışızdır” dedi.

Kral yenildi: ‘Bob Junior’ genç rakipleriyle girdiği mücadelede hayatını kaybetti

Sigaranın kemiklerde bıraktığı hasar 900 yıllık iskeletlerde gözlemlendi

Hadrianopolis Antik Kenti’nde askeri strateji oyunu taşları bulundu

Tanzanya, Marburg virüsü salgınını doğruladı