Twitter yasağının “21. yüzyılda kitap yakmaya” benzetilmesi, çok ağır bir eleştiridir.
… İktidar bu yayınları milli güvenliğin ihlali olarak görüyor. Fakat AİHM içtihadında görüldüğü gibi, devlet adamlarının her telefon konuşması milli güvenlik kavramına girmez. Konusu milli güvenlik olursa milli güvenlik kavramına girer. Belirtilen AİHM kararında Slovak hükümeti milli güvenlik iddiasında bile bulunmamış, sadece “haberleşmenin gizliliği” ilkesine dayanmıştı. Fakat konu yolsuzluk iddiası olduğu için AİHM bu savunmayı kabul etmemiştir.
Kaldı ki, çağımızda bir ülkenin milli güvenliği için, dış ilişkiler son derece önemlidir. Türkiye, Batı dünyasıyla bozuşarak, “kitap yakan ülke” imalarına maruz kalarak, Cumhurbaşkanı Gül’ün vurgusuyla “üçüncü dünya ülkesi” görüntüsü vererek milli güvenliğini koruyamaz. Her bakımdan yanlış olan bu yasak ve genel otoriterleşme yolundan iktidarın bir an önce uzaklaşarak, ilk dönemlerindeki gibi Batılı demokrasi standartlarına yönelmesi hem kendi geleceği, hem daha önemlisi Türkiye’nin geleceği için bir zorunluluktur.