Başbakan’ın yeniden yargılama, telefon dinleme ve adli kolluk konularında uçakta gazetecilere anlattığı modeller son derece yanlış.
Bir hukuk devletinde Anayasa Mahkemesi türündeki kurulların ‘yeniden yargılama’ yapması düşünülemez. Çünkü anayasal yargı ve adli yargı çok ayrı şeylerdir.
Türkiye’de asıl sorun, yasadışı telefon dinlemeleridir. Kimlerin kimleri yasadışı dinlediği belirsizdir. Bir bakıma herkes bu tehdit altındadır. Yasadışı dinlemeleri önlemeye çalışmak yerine, organize suçları takip etmek için hâkim kararıyla telefon dinlemeyi son derece zor hale getirmek, suç takibini ve delil toplanmasını zorlaştırmak demektir.
Savcıların “delil toplama” yetkisini yürütmenin iznine bağlamak… Tartışmasız şekilde kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırıdır. Hâkimleri İçişleri Bakanlığı memuru yapmaya ihtiyaç yok, hâkimlerin bakacağı dosyalara girecek deliller yürütmenin süzgecinden geçecektir!
Sistemi hele de kuvvetler ayrılığını bu kadar zorlamak çok yanlıştır. Çözümleri, kuvvetler arası denge ve denetimi bozmadan aramak gerekir.