Tacan İldem: Yapay zekâ, insanın bilgi ve becerisini destekleyen bir araç olarak değerlendirildiğinde yararlı işlev verebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Artık yalnız kişinin ilgi duyduğu ve yetenekli olduğu alanlar değil, gelecekte seçilecek mesleklerin yapay zekâ nedeniyle önemini kaybetme veya marjinalleşme ihtimali de değerlendirmelerde dikkate alınması gereken önemli bir unsur haline geliyor.

Bu gelişmelerin elbette verimlilik açısından çarpıcı sonuçlar doğurduğuna kuşku yok. Ancak aynı zamanda bazı iş kollarında daralma tehlikesini de beraberinde getiriyor. Bugün yalnızca hukuk alanında değil; sağlık,çeviri, muhasebe, medya, müşteri hizmetleri ve hatta bazı danışmanlık faaliyetlerinde de benzer kaygılar dile getiriliyor.

Mesele tabiatıyla yapay zekâya karşı çıkmak değildir. Teknolojik gelişmeler tarih boyunca insanlığın ilerlemesinin bir parçası olmuştur. Esasen bireylerin büyük bölümünün de yapay zekayı sırf mesleki uğraşları açısından değil, günlük yaşamlarının değişik boyutlarında kullandıklarını görmekteyiz. Asıl mesele, bu teknolojinin ölçülü, denetimli ve etik çerçevede kullanılmasıdır.

Yapay zekâ insanın yerini tümüyle alan değil, insanın bilgi ve becerisini  destekleyen bir araç olarak değerlendirildiğinde yararlı işlev verebilir. Kısa vadeli verimlilik arayışı, uzun vadede insan unsurunun aşınmasına, mesleklerin mekanikleşmesine ve kültürel üretimin yüzeyselleşmesine yol açabilir. Keza kurumsal hafıza, insani beceri ve yaratıcılık ve etik sorumluluk açısından da yeni sorunları beraberinde getirebilir.

Yapay zekâ alanında ortaya çıkan diğer bir sınama bu yeteneğin kötücül amaçlı gruplar tarafından kullanılmasında boy göstermektedir.

Tacan İldem’in yazısı