Süleyman Soylu: Türkiye'nin yedide biriyle fotoğraf çektirdim

AKP’li eski içişleri bakanı Süleyman Soylu “Ben sadece İçişleri Bakanlığı fotoğraf makinesiyle 2 milyon fotoğraf çektirmişim. Bizim arkadaşlarımızın tahminlerine göre Türkiye’nin yedide biriyle fotoğraf çektirmişim” dedi.

Eski içişleri bakanı ve AKP İstanbul milletvekili Süleyman Soylu.

Gazete Duvar‘dan Can Bursalı’ya konuşan Soylu, kendisiyle fotoğraf çektirenler üzerinden yapılan eleştirilere yanıt verdi:

“O çocuk 13 yaşında çocukken benimle fotoğraf çekilmiş. Biz siyaset yapıyoruz, özellikle cep telefonları yaygınlaştıktan sonra fotoğraf çektirmek hayatın olağan akışının bir parçası oldu. Ben çok halkın içerisinde İçişleri Bakanlığı yaptım. Çünkü ben siyasetten geliyorum.

Ben sadece İçişleri Bakanlığı fotoğraf makinesiyle 2 milyon fotoğraf çektirmişim. Bizim arkadaşlarımızın tahminlerine göre Türkiye’nin yedide biriyle fotoğraf çektirmişim. Bu kadar fotoğraf içerisinde işimi de yapmışım.

Yani bana şunu söyleyemezler. Süleyman Soylu fotoğraf çektirdi, iş yapmadı. Bunların içerisinden suça bulaşmış olanlar olabilir. Benimle fotoğraf çekilmeleri onların hukuki süreçlerini engellemiş mi? Başına gelecekleri engellemiş mi? Bunun üzerinden spekülasyon üretmek elbette ki özellikle siyasetçilerin kendi ayaklarına sıkması anlamına gelir. Benim öteki dünyama katkıda bulunuyorlar. Allah razı olsun demek lazım.

Soylu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

*Bundan beş yıl önce çocuklarıma bir şey söyledim. Olur da bana bir şey olur, soyadımız üzerinden size siyaset teklif ederler. İkiniz de siyasete girerseniz hakkım size helal değildir.

*Ben Özgür Özel’i CHP siyasetinde bir parantez olarak görüyorum. Küçük bir parantez.

*Şu anda bizim beklememiz gereken şey bu öneriye karşı terör örgütünün kendisini lağvetmesidir. Bu kadar basit. Ha içeride siyaset yapacaksınız, buyurun yapın. PKK’dan bağımsız bir siyaset yapın. Devlet Bey, çerçeveyi çizdi. Muhatap Kandil değil, Edirne değil, Batı da değil. Muhatap İmralı. Bu önemli bir şey.

Bu süreç ne demektir biliyor musunuz? Küreselleşmenin sonuna geldiğimiz bu zaman diliminde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli’nin Türkiye’yi büyük bir koşuya hazırlaması demektir. Bakın tekrar söylüyorum, bunu yapmayabilirlerdi. Günlük siyasi meşgaleyle ülkeyi idare edebilirlerdi. Ama bunu kesip geleceğin Türkiye’sine yepyeni bir süreç üretiyorlar şu anda. Kim bunu engellerse bedelini öder.

*Ahmak davasına gelince… Ben Türkiye’nin Avrupa’ya şikayet edilmesinin doğru olmadığını söyledim. Bunu bugün de söylüyorum. Tarih 4 Kasım 2019. Bana bir yanıt veriliyor. Seçimlerin iptali ile ilgili konuşuluyor. Ki, o kararı ben vermedim, YSK verdi. Aslında anlıyorum ki benim söylediğim söz zihninde oturmuş başka bir tarafa döndürülmüş. Bunun üzerine YSK bir suç duyurusunda bulunuyor.

Bakın size bir belge, 2020 yılının haziran ayında, Ekrem İmamoğlu, avukatı aracılığıyla mahkemeye bir dilekçe gönderiyor. Diyor ki, Yüksek Seçim Kurulu ve üyeleri yahut başka bir somut kişi hedeflenmemiştir. Hakaret kastı bulunmayan ve somut olarak bir kimseye yöneltilmemiş siyasi bir söylem herhangi bir suçun unsurlarını barındırmamaktadır. Daha sonra da 30 ay sonra yargılandığı davanın duruşmasında yaptığı ilk savunmasında ben bunu Süleyman Soylu’ya söyledim diyor. Benim söyleyeceğim bu kadar. Ben olayın bir tarafı değilim. Ben sadece Türkiye’nin şikayet edilmesine bir itirazımı dile getirdim.

*Siyaset bir amaç değildir. Milletimize, ülkemize, değerlerimize, insanlığa bir hizmet yoludur. Siyaset böyle bir yoldur. Siyasetin esiri olmamak lazım.

*Ben dört dönemdir milletvekiliyim. Milletvekilliğimi tamamladıktan sonra tecrübeme danışılırsa sadece danışılması kaydıyla şerefle memleketimize, davamıza, fikrimle ve tecrübelerimle katkıda bulunurum. Tayyip Erdoğan siyaseti bıraktığı gün aktif siyaseti ben de bırakacağım. Ondan sonra da danışma olur, tecrübelerden istifade olur, fikir olur. Bunların hepsi bizim için ayrı bir onur vesilesidir. 28’inci dönem milletvekilliğinden sonraki tavrım ancak partim bana bir şey danışırsa kendi görevimi yerine getiririm.

Soylu: Bahçeli’ye inancımız tam

Meclis’ten yanıt geldi: Soylu’ya ‘dokunulmayacak’

Süleyman Soylu dokunulmazlığının kaldırılması için başvurdu

Soylu seçim sonuçlarını küsuratına kadar ‘bilmiş’

Soylu’ya ‘müptezel’ demişti: Kılıçdaroğlu’nun avukatı Çelik beraat etti