Şule Demirtaş: Muhalefetin 'bekle ve gör' pasifliğine sıkışması sistemdeki tıkanıklığı derinleştiriyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Siyasetten ve tüm aktörlerden umudunu kesen vatandaş artık başka adrese yönelmez. Sandığı protesto eder ya da “Hiçbirinden bir şey çıkmaz” diyerek büsbütün içe kapanmayı seçer. Demokrasinin de toplum sağlığının da en kritik eşiği işte tam olarak burası: Öfkeli insanın hâlâ beklentisi, itirazı vardır; umudunu tümüyle yitiren insanın ise artık hiçbir talebi kalmamıştır.

İktidar cephesi kendi iç dengelerini ve pragmatik hamlelerini sürdürürken, muhalefetin kitlelerin kendiliğinden sandığa akacağını varsayması büyük bir safderlik. Küskün seçmeni sadece rakibine duyduğu kızgınlık üzerinden kazanacağını zannetmek toplumsal dinamiklerden kopukluk hali. İnsanlar sadece umutlarının yıkılışını izlemeyi görmekten bıktı, artık ertesi sabah uyandıklarında nasıl bir düzenle karşılaşacaklarını görmek, bilmek istiyor.

Muhalefetin “bekle ve gör” pasifliğine sıkışması, sistemdeki tıkanıklığı her geçen gün daha da derinleştiriyor. Gören göz, işiten kulak lazım.

Şule Demirtaş’ın yazısı