Sosyal medyada gargara kullanımının ağız mikrobiyomunu bozabileceğine ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine ilişkin bilgiler dolaşıyor. Peki uzmanlar ne diyor?

Sosyal medyada birbiriyle çelişen çokça iddia var. Kimine göre düzenli gargara kullanımı ağızdaki ‘iyi’ bakterileri yok ederek Tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve hatta beyne kan akışıyla ilgili sorunların gelişme riskini artırabiliyor.
Ağız mikrobiyomu, bağırsaklardan sonra vücudumuzdaki en büyük ve en karmaşık ikinci bakteri topluluğu. Ağız mikrobiyomunun son derece hassas dengesi bozulduğunda sağlığımız zincirleme etkilenebiliyor.
Peki gargara hakikaten buna yol açabilir mi?
The New York Times gargara kullanımının olası sonuçlarını uzmanlara danıştı.
Araştırmalar ne diyor?
‘‘Haftada bir veya ayda bir gibi seyrek kullanılan reçetesiz gargaraların ağız sağlığınıza ya da genel sağlığınıza zarar verme riski düşük’’ diyor ağız tıbbı profesörü Purnima Kumar.
Fakat uzun vadede belirli gargaraları günde birkaç kez kullanmanın zararına dikkat çekiyor.
‘‘Diş fırçamın yanında bir şişe gargara var mı? Kesinlikle’’ diyor Kumar. ‘‘Peki her gün kullanıyor muyum? Kesinlikle hayır.’’
Gargara genellikle iki kategoriye ayrılıyor.
Birincisi bakterileri öldüren, ağız kokusu, diş eti hastalığı ve diş çürümesi gibi yaygın sorunlara iyi gelen bileşenlere sahip terapötik (tedavi edici) gargaralar.
İkincisiyse ağız kokusunu geçici yok eden ve damakta hoş bir tat bırakan fakat mikropları öldürmeyen kozmetik gargaralar.
Maryland Üniversitesi’nde periodontoloji doçenti Vivek Thumbigere-Math, ‘‘İyi bir ağız bakımında amaç, yaygın sorunlara yol açan zararlı bakterileri yok ederken bu sorunları önleyen faydalı bakterileri korumak’’ diyor.
Thumbigere-Math’e göre diş fırçalama, diş ipi ve düzenli diş temizliği bu hedefe ulaşmaya yarıyor.
Klorheksidin riski
Sınırlı birtakım yeni araştırmalar, bazı gargara türlerinin ağız mikrobiyomunun dengesini bozabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle de klorheksidin içeren terapötik gargaralar. Klorheksidin, hücre zarlarını bozarak mikropların ölmesini veya çoğalmasını engelliyor.
İngiltere’de 2020’deki küçük çaplı bir klinik araştırmada, 36 yetişkin yedi gün boyunca günde iki kez ağzını plasebo bir gargarayla, ardından aynı sürede klorheksidin içeren bir gargarayla çalkaladı.
Araştırmacılara göre klorheksidinli gargara ‘tükürük mikrobiyomunda ciddi bir değişime’ yol açtı. Ayrıca daha asidik bir ağız dengesine (ki bu durum çürük riskini artırabiliyor) ve sağlıklı kan basıncıyla ilişkilendirilen bakterilerin azalmasına neden oldu.
Colgate, Crest ve Listerine gibi popüler markaların bazı reçetesiz ürünlerinde bulunan setilpiridinyum klorür, esansiyel yağlar, iyot veya hidrojen peroksit gibi antiseptik bileşenlerin mikrobiyomu klorheksidin kadar değiştirip değiştirmediği henüz belirsiz.
Gelgelelim periodontoloji uzmanı Richard Nejat’a göre ‘mantıken’ bu ürünlerin uzun süreli kullanımı benzer şekilde etkileyebilir. Araştırmalara göre ağız mikrobiyomundaki bozulmalar kardiyovasküler sağlığı olumsuz etkileyebiliyor.
Kumar, ağızdaki bakterilerin gıdalardan alınan nitratları nitrik okside dönüştürdüğünü belirtiyor. Nitrik oksit, damarları gevşetiyor ve kan basıncını düşürüyor.
Uzmanlar ayrıca alkol veya peroksit bazlı gargaraların diş etlerini, dili, yanak içlerini ve başka yumuşak dokuları da tahriş edebileceğini belirtiyor.
Doğru gargara nasıl seçilmeli?
Thumbigere-Math’e göre doktor önerisi gibi nedenlerle gargara kullanmanız gerekiyorsa spesifik bir sorunun çözümüne yarayan gargaraları seçmek en doğrusu.
Thumbigere-Math, örneğin ciddi çürük riskine sahipseniz florür içeren bir gargaranın işe yarayabileceğini söylüyor. Veya ağız kuruluğundan muzdaripseniz tükürük salgısını uyarmak ya da tükürüğü taklit etmek için özel bileşenler içeren bir gargara yararlı olabilir.
Nejat ise belirli ağız operasyonlarının ardından geçici olarak diş fırçalayamayan veya diş ipi kullanamayan kişilerin terapötik gargaralardan yararlanabileceğini söylüyor.
Nejat’a göre uzun vadeli kullanımda florürlü gargaralar antiseptik gargaralara kıyasla daha güvenli. Çünkü florürlü gargaralar bakterileri doğrudan yok etmek yerine diş minesini güçlendirerek asitlere dirençli hale getiriyor.
‘‘Gargara öyle ömür boyu her gün kullanılacak bir şey değil’’ diyor Kumar.