Bir bakıma Trump’ın bu izansızlığı Filistin/İsrail’deki durumun tüm çıplaklığıyla ortaya konulmasına ve dünyanın yeniden bu meseleyi düşünmesine de vesile oldu.
Filistinliler bölünmüş ve zayıf. Arap dünyasının büyük ülkeleri kendi iç dertlerine ve İran’ın gücünü kırmaya odaklanmış durumda. İsrail, tarihinin en sağcı ve yayılmacı hükümetince yönetiliyor. Kendisine karşı savaşacak herhangi bir devlet gücü yok. Rusya, Çin ve Hindistan gibi güçlerle ilişkileri gayet iyi, bu nedenle Batı’dan gelebilecek tepkilere de şerbetli. Trump Amerika’sının üzerinde bir baskı kurmayacağını da biliyor.
İslam Konferansı Örgütü ya da Arap Birliği’nin bu koşullarda yapabilecekleri sınırlı.
Türkiye açısından takip edilebilecek en yapıcı siyaset, diplomatik yolları sonuna kadar zorlamak, dünyada Trump’ın kararına tepkilerin sonuç vermesini sağlamaya çalışmaktır. Ankara’nın şu sıra iyi ilişkide olduğu tek güçlü Avrupa ülkesi Fransa ile bu konuda işbirliği yapmak, başka bazı getiriler de sağlayacaktır.