Sert bir Fenerbahçe bizleri bekliyor

 

ERAY ÖZER

erayozer@diken.com.tr

 

Sezon öncesi takımların durumlarını tartışmaya Fenerbahçe ile devam edelim.

Aslında Fenerbahçe’yi transfer döneminin sonunda bir kez daha ele almak gerekiyor. Zira Aziz Yıldırım daha dün bir açıklama yaparak transferi bitirmediklerini, bu hafta içerisinde dört isimle anlaşmayı düşündüklerini söyledi.

Bu dört ismin kimler olacağı, gazetelerde bahsi geçen futbolcuların transferinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği Fenerbahçe’nin sezon performansı açısından belirleyici olacak.

En büyük transfer kulübeye

Fotoğraflar: Fenerbahce.org

Buna karşılık hiç şüphe yok ki Fenerbahçe en büyük transferini kulübeye yaptı. Aykut Kocaman’ı bir kez daha anlatmaya lüzum yok. Aykut Hoca’nın transferi aynı zamanda tribüne taraftar transferi anlamına geliyor.

Kulüpten yaklaşık iki hafta önce yapılan açıklamada kombine satışının 15 bini geçtiği duyuruldu. Bu bir önceki yazın çok üstüne bir rakam. Geçen yıl aynı tarihlere kadar -inanması güç ama- sadece 1500 kişi kombine kartını yenilemişti. Toplam rakam on bin seviyesinde kalmıştı.

Bayılıyoruz zenofobiye

Burada bu yabancı/yerli teknik direktör meselesine bir parantez açmak lazım: Bizim spor medyamız, malum, hamasi ve zenofobik ‘paraları yabancı teknik adamlara yediriyoruz’ lafazanlığını ezelden beri pek sever. Onları dinleyince sanırsınız ki memleket başarılı teknik adamdan geçilmiyor.

Oysa bütün tartışma Kocaman, Terim, Güneş, Denizli ve belki de Yanal ekseninde döner, durur. Bu beşlinin dışına çıkılmaz ama ağızlarda hep bir ‘paraları yedirmeyelim’ salatası.

Önemli olan teknik adamın yerli veya yabancı olması değil. İyi veya kötü olması. Aykut Kocaman tıpkı futbolculuğu gibi, teknik adamlığında da bu kulüpten kupayla ve başı dik gitti.

Kocaman hakkında ‘Ben varken o bu kapıdan giremez’ diyen Aziz Yıldırım’ın, kendi ikbal kaygısıyla hocayı tekrar takımın başına getirmesiyle haklı olarak tüm tribünlerde yeni bir heyecan dalgası oluştu.

Yoksa sanki Kocaman’dan önce Mourinho gelmiş de dikiş tutturamamış gibi zenofobinin ağlarına düşmenin manası yok. Nihayetinde başarısız olan Advocaat idi.

Kariyeri yıllar önce bitmiş teknik adamı takımın başına koyarsan yerli de olsa, yabancı da, kombineyi kimseye satamazsın.

Ne Volkan ne Kameni: Kale sorun yaratabilir

Takımı konuşmaya kaleden başlamak gerekiyor. Zira bu bölgenin sahibi kim henüz belli değil. Volkan’ın hazırlık maçlarındaki karnesi zayıftı. Kameni kaleyi alabilir. Ama asıl soru, o devralsa da bu Fenerbahçe için yeterli olur mu?

Stoper sorunu deyince aklımıza hep Beşiktaş geliyor ama Fenerbahçe’de de burası büyük dert. Aykut Hoca da söyledi, en önemli transfer ihtiyacı Kjaer’in gidişi sonrası burada oluştu. Skrtel’in yanına acilen sağlam bir isim lazım. Neustadter çok ağır.

Geçen sezon ligin en büyük hayal kırıklığını Van der Wiel ile yaşamıştık. Yeni Reiziger geldi derken Hollandalı kötü ötesi bir performansla takımın en kötülerinden birisi olmuştu.

Transfer politikası da kendisine benziyor

Şimdi o bölgede Isla var. Aykut Kocaman tıpkı kendisi gibi transferlere imza attı bu sezon. Öyle gösterişli, şaşaalı değil ama fonksiyonel. Isla da bu isimlerden biri. Juventus’ta beş yılda tutmayan maya bu yıl Kocaman’ın ellerinde tutabilir.

Orta sahada en büyük sorun sol kanatta gibi. Valbuena herhangi bir sakatlık sorunuyla karşılaşmazsa, Mehmet Ekici’yle birlikte orta bölge için yeterli olacaktır. Sağ taraf Dirar’la takviye edildi.

Sola ve forvete transfer şart

Sol tarafta ise ciddi bir açık var. Yıldırım’ın sözünü ettiği dört transferden bir tanesi bu bölgeye yapılacaktır.

Tabii bir de santrafor sorunu var. Van Persie’ye güvenerek yola çıkmak imkansız. Keza Fernandao da sarı-lacivertlilerde istikrar tutturmuş bir isim değil. Beşiktaş’a misilleme olsun diye Aboubakar gelirse kimse şaşırmasın. Ayrıca işe yarar mı, tabii ki de yarar.

Rakibin oynamasına izin verilmeyecek

Toparlarsak, öyle görünüyor ki bu sezon Beşiktaş’ın en büyük rakiplerinden biri Fenerbahçe olacak. Kocaman’ın transfer politikası doğrultusunda anlıyoruz ki, geçen sezon olduğu gibi yumuşak ve rakibin oynamasına müsaade eden bir takım izlemeyeceğiz. Ligi sert ve disiplinli bir Fenerbahçe bekliyor.

Aziz Yıldırım da yine Aykut Kocaman faktörü nedeniyle sürece daha az müdahil olacak gibi bir tavır içerisinde sanki. Tahtını devredecek olsa bile bir şampiyonluk eşliğinde bırakmak isteyeceğinden bu sükûnete biraz da mecbur aslında.

Beşiktaş’ın en zor sezonu