Erdoğan, Twitter yasağından sonra Brüksel nezdinde bitmiştir. Sürecin en büyük kaybedeni Cumhurbaşkanı Gül’ün de intihar ettiğine dair yaygın bir kanaat var. 17 Aralık’tan bu yana iki yanlış, bir doğru söyleyen; yanlışlarının da doğrularını götürdüğü Gül’ün Batı’ya şirin görünme hamleleri olarak görünen Twitter yasağına karşı gösterdiği tepkiler ‘siyasi oportünizm’ algısını tahkim etmiştir. Brüksel’de herkes Türkiye’yi dünyaya rezil eden Twitter yasağının en büyük sorumlusunun Gül olduğunu bilecek kadar akıl ve izan sahibidir.
‘Vicdan’ olarak bildiğimiz, hürmet ettiğimiz Bülent Arınç 17 Aralık’tan bu yana Muhterem Hocaefendi’ye tuhaf çağrılar yapıp duruyor. Hizmet Hareketi’nin 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun içinde olmadığına dair açıklamalar yapması gerektiğini söylüyor… Benim de kendisine bir çağrım var. Bir belediye başkanınız Hocaefendi’yi ‘Lawrence’a benzetti. Bu belediye başkanınıza söyleyecek bir çift lafınız yok mu? Bir başka müstafi bakanınızın ‘Bakara makara’ sözleri dolaşıyor etrafta. Bir tek lafınız yok mu? Paralarla birlikte vicdan, insaf, izan da mı sıfırlandı?