BEN Beşiktaşlıyım.
Ama Fenerbahçe camiasının son dönemde ortaya koyduğu muazzam dayanışmakarşısında takdir ve hayranlık duyuyorum.
Ayrıca, Fenerbahçe’nin düzenlediği son kitlesel yürüyüşte olduğu gibi Beşiktaşlıların da bu yükselen direniş seferberliğinin içinde aktif bir şekilde yer alıyor olmasını memnuniyetle karşılıyorum. Bu el ele tutuşmanın etkileyici bir görüntüsüne Gezi Parkı direnişinde de tanıklık etmiştik. Artık siyah, beyaz, sarı, lacivert gibi renklerin sınırlarını aştığımız bir noktadayız.
İster son Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu değişiklikleri tartışması olsun, ister büyük davalarda yeniden yargılama yapılması yolundaki talepler ya da Fenerbahçe’nin yaşadığı sıkıntılar… Aslında hepsi, Türkiye’de hukuk alanında yaşadığımız, herkesi içine alan büyük sorunun farklı tezahürleridir.
Hukuk, 2014 yılında Türkiye’nin en temel meselesidir. Tarafsızlığı konusunda herkesin mutabık olduğu, objektif kriterler üzerinden karar veren, toplumun mutlak güvenine sahip bir yargı düzeni inşa edemediğimiz sürece bu sancılar bitmeyecektir.
Ne yazık ki bu hedefin giderek uzağına düşüyoruz.
Sedat Ergin’in yazısı