Sedat Ergin: Rusya ağırlığı siyasi çözüm sürecine verdi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Gözlem noktalarıyla ilgili şu hususun altını da çizmemiz gerekiyor. Bu yöndeki gelişmelerin hızlanması büyük ölçüde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya lideri Vladimir Putin’in 31 Ocak tarihinde yaptıkları telefon konuşmasından sonra hız kazanmış bulunuyor. Zaten görüşmeden sonra yapılan açıklamada “İki liderin İdlib’de gözlem noktaları oluşturma sürecine ivme kazandırma konusunda mutabık kaldıkları” vurgulanmıştı.

Dolayısıyla, Türkiye’nin Suriye’de sıcak bir çatışma bölgesinde büyük riskler üstlenerek yaptığı bu hamlelerin Rusya lideri Putin’in de kuvvetli desteğine sahip olduğunu söylemek hatalı olmaz.

Rusya liderinin bu desteğiyle, Esad rejiminin İdlib’e saldırması halinde burada patlak verecek büyük bir çatışmanın yol açacağı olumsuzlukları en azından bu konjonktürde göze almak istemediği ve ağırlığı son Soçi toplantısında da gözlendiği gibi siyasi çözüm sürecine verdiği söylenebilir.

Dolayısıyla, Türkiye’nin sahada önemli bir sorumluluk üstlendiği İdlib’le ilgili projenin yürüyebilmesi için Rusya’nın Beşar Esad üzerinde baskısını koruyarak, Suriye rejimini çatışmasızlık bölgesi sınırlarını ihlal etmemesi yönünde frenlemesi olmazsa olmaz bir koşul olarak beliriyor. Kuşkusuz aynı koşul Astana sürecine kefil olan İran açısından da geçerlidir.

Sedat Ergin’in yazısı