Ankara’da Gezi Parkı eylemleri sırasında Ethem Sarısülük’ü vurarak öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın yeniden yargılandığı davanın bugün görülen duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan Şahbaz’ın, ‘meşru müdafaa sınırını aşmak suretiyle taksirle ölüme neden olmak’ suçundan yargılanmasını talep etti.
Tarafların avukatları, talep edilen cezanın alt sınırının 10 ay hapis cezası olduğunu savunurken duruşma 19 Aralık’a ertelendi.

Kızılay Meydanı’nda 1 Haziran 2013 günü yapılan protestolar sırasında silahından çıkan kurşunla Sarısülük’ün ölümüne neden olan polis Ahmet Şahbaz, Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nce ‘olası kastla adam öldürme’ suçundan yedi yıl dokuz ay 10 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.
Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, kararı usülden bozarak, dosyayı yerel mahkemeye göndermişti. Davanın güvenlik gerekçesiyle Aksaray’da görülmesine ve tutuklu polis memuru Şahbaz’ın tahliyesine karar verilmişti.
‘Ben bir ağaç kütüğü değilim’
Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık polis memuru Ahmet Şahbaz, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) katıldı.
Şahbaz, savunmasına şöyle başladı: “Benim parkın içinden yürüyüp çıktığımı söylüyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Ben tekme atılmak suretiyle dışarı sürülmüştüm. Silahı çektiğim andan bahsediyorlar. Ben parkın içinde düşürüldüğümde o gösterici hamle yapmak istedi, ben tekme atmak suretiyle kendimden uzaklaştırdım. Onu kendimden uzaklaştırdığım anda Ethem’in de içinde bulunduğu grubu fark ettim. Öncesinde gruptan haberim yoktu. Silahı da çekme amacım, parktan yere düşürüldüğümde parkın içindeki grubun üzerime atlama ihtimalini düşünüp çıkarttım silahımı kılıfından. Mermiyi zaten sürmemiştim. Mermiyi ilk o kaskıma taş çarptığında sürdüm.”
Eylemcilerin kaldırım taşlarını attıklarını anlatan Şahbaz şunları söyledi: “TÜBİTAK’tan gelen raporda ‘Atılan taşların, polise ulaşana kadar hızı, kamera kayıt hızını aşmış’ diye ifade geçiyor. Saldırının şiddeti gayet ortada. Kaldırım taşlarını ikiye bölmüşler atıyorlar. Aradaki mesafe dört metre. 40 kişi olmasın, 10 kişi olsun ya da beş kişi olsun. Beş kişinin, bir insanı dört metre mesafeden taşlamak suretiyle yaralaması mümkün. ‘Eylemci grup döndü gidiyordu’ deniliyor. Eğer dönüp gidiyorlarsa bu taşları bana kim attı efendim? Eş zamanlı taşlar atılıyordu bana. Benim amacım uyarı atışı yapmaktı, bunu gördüler ama taşlamaya devam ettiler. Ben bir ağaç kütüğü değilim, kaldırım taşları bana atıldığında bana işlemesin. Ben orada Allah’tan yere düşmedim.”
Savcı mütalaasını okudu, duruşma 19 Aralık’a ertelendi

Ardından Cumhuriyet Savcısı Halil Çığlı, mütalaasını okudu.
Çığlı şunları söyledi: “Sanık Ahmet Şahbaz’ın hızlı geri çekilemediği, elindeki kalkanın düştüğü, üzerine gelen göstericiyi uzaklaştırdığı, göstericiler tarafından taşlandığı sırada sanık tabancayı, havaya doğru doğrulttuğu sırada göstericilerin ellerinde atmak için büyük taşlar bulunduğu, bu sırada sanığa 10’dan fazla taş isabet ettiği, Ethem Sarısülük’ün, attığı taşın da sanığın kaskına isabet ettiği, polis direnişle karşılaştığında silah kullanma yetkisinin de olduğu, geri çekilmekte olan sanığın meşru savunma şartları içerisinde olduğu, Şahbaz’ın tek başına kaldığı, 40 kişilik grubun içerisinde meşru savunma hakları çerçevesinde ateş ettiği, doğrudan ve kastın bulunmadığı, hedef almaksızın ateş ettiği, silahın namlusunun önce yere ardından havaya doğrultması göstericileri karşı ateş etmediği, ne olursa olsun, ölürse ölsün, düşüncesiyle ateş etmesi söz konusu olmadığı, sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği, meşru savunma hakları çerçevesinde geri geri çekildiği sırada gerçekleştiği, sanığın ilk atışlarını havaya doğru yapması, üçüncü atışı sıçrarken bu sırada taşların isabet etmesi, yaralanması, sanığın göstericiler arasında kalması çerçevesinde, bilinçli taksirin de söz konusu olmadığı göz önünde bulundurularak, Türk Ceza Kanunu’nun 22, 25 ve 27’nci maddelerince yargılanmasını talep ederim.”
Mahkeme heyeti, duruşmayı 19 Aralık tarihine erteledi.
Taraf avukatları da savcılığın, sanığın ‘meşru müdafaa sınırını aşmak suretiyle taksirle ölüme neden olmak’ suçundan yargılanmasını talep ettiğini ve bu cezanın da alt sınırının 10 ay hapis cezasına denk geldiğini belirtti.