Sami Kohen: Daha ileri bir Türkiye hayali dış dünyaya meydan okumakla gerçekleşmez

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Twitter’a konan bu yasak, Nazi Almanya’sında 1930’larda kitapların yakılması olayına benzetildi. Avrupa’dan da sert eleştiriler duyuldu. Yapılan açıklamalar Türkiye’nin bu şekilde hareket etmekle Avrupa Birliği üyeliği için şart olan kriterleri hiçe saydığı mesajını verdi.

Bu resmi açıklamalar, Türkiye’nin dış itibarına maalesef büyük darbe indiriyor. Olayın dış medyada karikatürlere ve alaylı ifadelere konu olması da ayrıca çok onur kırıcı. Bu, Türkiye’nin yıllardan beri kendisini dünyaya tanıtmak, iyi bir imaj yaratmak için harcadığı bunca çabayı ve de milyarları boşa çıkarıyor.

… Nitekim Başbakan’ın “Dış tepkiler beni hiç ilgilendirmez” tarzındaki ifadeleri, zaman zaman bazı üçüncü dünya ülkelerinden yükselen seslere benzetiliyor.

Twitter yasağının hukuki, sosyal ve siyasi yönleri tartışılabilir. Herhalde bu “sorun” akılcı ve pratik yöntemlerle rahatça halledilebilirdi. Bu köşede bizim esas ilgilendiğimiz husus, bu krizin dış boyutları ve özellikle, Türkiye’nin uluslararası pozisyonuna etkileridir.

Ne yazık ki bu alanda Türkiye’nin çok şey kaybettiği görülüyor.

Sami Kohen’in yazısı