Biri FETÖ’yü dünyanın her yerinde sıkıştıran TİKA’yı kapatacağını söylüyor; diğeri KHK ile ihraç edilenlerin (FETÖ’cülerin) görevlerine döneceğini vaat ediyor.
Sonra ikisi bir olup, “Erdoğan, Fetullah’la görüştü” iftirasını atıyorlar.
Fetullah Gülen’in bizzat kendisi, Erdoğan’ın daha AK Parti’yi kurmadan evvel kendileri hakkında, “Evvela bunların hakkından gelmek lazım” dediğini söylüyor.
Bunlar neyin kafasını yaşıyor, anlamak imkânsız.
Halleri de ortada! Pensilvanya’nın gözlerine bakıyorlar hâlâ.
Seçim beyannamelerinde FETÖ’nün adını bile geçirmemişler, kalkmışlar, FETÖ’yü tasfiye eden lidere lagaluga ediyorlar. Zaten biri 15 Temmuz öncesi 23 Nisan çocuğu gibi “Yooo, ben başbakan olacağım” demişti… Diğerinin lideri de 15 Temmuz işgal saldırısını “tiyatro” tesmiye etmişti.
Bizim Mahmut Övür de kapak yaptı: “Onca sahte bilgi ve belgeyi CHP’ye veren FETÖ, ekstra bildiklerini neden tam da seçim öncesi anlatmasın?..”
Böylesi bir yalan karşısında benim nutkum tutulur, tek kelime edemem. En fazla “lan?!” derim, başka da bir şey demem.