Sağlıkçılar anlattı: 5 yaşındaki kızım 'Anne sana hiç dokunamayacak mıyım' diyor

Ambulansla hastaya ilk ulaşan sağlık çalışanlarından ambulans sürücüsü, paramedik ve acil tıp teknisyenleri ‘corona’ mücadelerini anlattı. 25 gündür görmediği beş yaşındaki kızının “Anne ben sana hiç dokunamayacak mıyım” sorusuyla büyük üzüntü yaşayan paramedik Tuğba Tunç, “Bu süreci atlatıp, sevdiklerimize kavuşmayı bekliyoruz. Tüm halkımızın bize yardımcı olmasını ve evde kalmasını istiyoruz” dedi.

Fotoğraf: DHA

Koruyucu elbise, gözlük, eldiven ve maske takıp tedbirlerini alarak görev yerlerine gidiyorlar. Komuta merkezinden iletilen her hastayı bir an önce hastaneye götürmeyi amaçlayan paramedik ve acil tıp teknisyenleri, her vaka sonrası ambulansları dezenfekte edip başka canlar kurtarmak için istasyonlarında bekliyor.

Paramedik ve acil tıp teknisyenleri, ailelerini korumak için onlardan uzak kalıyor. Tedbir amacıyla çocuklarından bir aya yakın süredir ayrı kalan paramedik ve acil tıp teknisyenleri, görüntülü görüşme yaparak aileleriyle hasret gideriyor.

DHA’nın görüştüğü Antalya’daki sağlık çalışanlarını en çok zorlayan şeylerden biri de sıcak hava. Giydikleri tulumun terletmesi, maskenin buğulanması çalışma şartlarını daha da zorlaştırıyor.

Acil tıp teknisyeni Semra Uzun çocukları 10 yaşındaki Ayaz ile yedi yaşındaki Rüzgar’ı, Çorum’daki anneannesine bıraktığı için 20 gündür göremediğini anlattı. Çocuklarıyla telefonda görüntülü arama yaparak hasret giderdiğini belirten Uzun, onlara olan özlemini gözyaşlarıyla anlattı. Eşiyle evde sosyal mesafeye dikkat ettiklerini vurgulayan Uzun, “Tüm sağlık çalışanları, herkes için zorlu bir süreçteyiz. En kısa sürede bu sürecin geçeceğine inanıyoruz” dedi.

Paramedik Tuğba Tunç da beş yaşındaki kızı Tuğçe’nin annesinde kaldığını ve çocuğunu 25 gündür göremediğini söyledi. Sevdiklerini korumak adına onlardan uzak kalmak zorunda olduklarına dikkati çeken Tunç, şunları anlattı: “Bu süreçte kızım bizi özlüyor. Sadece telefonla görüntülü konuşuyoruz. Benden oyun hamuru almamı istedi. Ben ona götüremeyeceğimi söylediğimde, bana ‘Ambulansın direksiyonu çevrildiğinde annene gelmiyor mu’ diye sordu. Bu diyalog üzerine götürmezsem çok üzülecektim. Oyun hamurunu alıp anneme gittim, görüşmek istemiyordum ama kapıya çıktı. Oyun hamuruna sevindi ama bana ‘Anne sana sarılamıyorum ama hiç dokunamayacak mıyım’ diye sordu. Bu süreç gerçekten üzücü. İnsanın yüreğine dokunan bir durum. Bu süreci atlatıp sevdiklerimize kavuşmayı bekliyoruz. Tüm halkımızın bize yardımcı olmasını ve evde kalmasını istiyoruz.”

‘Üniformamızla görünce kaçmaları bizi kırıyor’

Paramedik Murat Pınar ise çocukları 10 yaşındaki Mustafa Ege ile üç yaşındaki Gökçe’nin Fethiye’de anneannesinin yanında kaldığını söyledi. Eşinin de sağlık çalışanı olduğunu belirten Pınar, her gün fırsat buldukça onlarla telefonda görüntülü görüşüp hasret giderdiğini anlattı. Tüm sağlık çalışanlarının aileleriyle zorlu bir süreçten geçtiğini aktaran Pınar bir başka konuya daha dikkat çekti: “Bu süreçte etrafımızdaki insanların bazı davranışları bizi üzüyor. Üniformamızla markete girdiğimizde, bizden kaçanlar oluyor. Çevremizde bazı zamanlar sağlıkçıların virüsü yaydığı endişesiyle bizden kaçanların olması bizi kırıyor. Önemi yok biz ülkemiz için toplum sağlığı için görevimizi başındayız”.

İl Ambulans Servisi Başhekim Yardımcısı Dr. Melike Şengül Erol, Antalya Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı İl Ambulans Servisi bünyesinde doktor, paramedik, acil tıp teknisyeni ve sürücü olmak üzere 850 personelin görev yaptığını anlattı.

Trafik kazasına da koruyucu ekipmanla gidiyorlar

Yaşanan süreçte ek tedbirlerin uygulandığına dikkati çeken Dr. Erol şunları anlattı: “Hastamız trafik kazasında yaralanan veya kalp krizi geçiren de olsa bizler koruyucu ekipmanlarımızla ona ulaşıyoruz. Tıbbi maskemiz, yüz koruyucumuz, eldivenimiz mutlaka bulunuyor ve bunları kullanarak hastaya müdahale ediyoruz. Personelimizin sağlığı için ayrıca risk çalışması yapıyoruz.”

Hastane öncesi acil sağlık hizmetleri çalışanı olarak hastayla ilk karşılaşan ekip oldukları için görevleri boyunca çok dikkatli davrandıklarını belirten Erol, “Telefonla gelen çağrılarda her hastamızın mutlaka maske takmasını istiyoruz. Hasta ile karşılaştığımızda maskesi yoksa bizler dikkatlice takıyoruz. Gerek bizim gerekse hastanın sağlığı için bu çok önemli.”