ALİ İHSAN NERGİZ
aihsannergiz@gmail.com
@aihsannergiz
Azalan vaka sayıları ve yoğunlaşan siyasi gündem, pandeminin ülkedeki ‘öncelikli önemi‘ni azaltıyor gibi. 1 Haziran’a kadar sürecek kısıtlamaların ne şekilde devam edeceği merak konusu. Bu sırada liderler, Dünya Sağlık Asemblesi’nde bir araya geliyor.
Peki ‘Pandemi Anlaşması’ bizi gelecek tehditlerden korumanın anahtarı mı? Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dediği gibi salgının sonu görünüyor mu? Hollandalı firma bizi sürüntü testlerinden kurtaracak mı? Plazma bağışı Covid-19’a karşı etkili mi?
Bu haftanın sağlık gündemindeki önemli gelişmeleri değerlendirdik.
Önemli olan aşıların ne zaman geleceği
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın son zamanlarda verdiği aşı anlaşmalarıyla ilgili müjdeli haberlere rağmen aşılama oranları yerinde saymaya devam ediyor.
Bu haberlerden biri de 20 Mayıs Perşembe günü geldi. BioNTech firması CEO’su Uğur Şahin’in de katıldığı bilim kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Koca, ‘BioNTech ile 120 milyon doz aşı anlaşması‘nın müjdesini verdi.
Bu haber her ne kadar sevindirici olsa da önemli olan, anlaşması yapılan aşıların ülkeye ne zaman geleceği. Pfizer firması, aşı sevkiyatını sipariş verilme sırasına göre yaptığını birçok defa belirtmişti. Bu sebeple toplamda 270 milyon doz aşı anlaşması yapmış olsak da bunların teslimatının ne zaman yapılacağı büyük bir soru işareti olarak önümüzde duruyor.
Koca’nın dediği gibi ‘salgının sonunu’ görmek hepimizin en büyük dileği ancak konu hakkında şeffaf bilgilendirme yapılmadan ümitli olamıyoruz.
Covid-19 nefesten tespit edilebilecek mi?

Pandemi başladığından beri birçoğumuz boğazımızdan ve burnumuzdan alınan rahatsız edici PCR testiyle tanıştık. Hollanda’da geliştirilen yeni bir cihazın, kişilerin nefesinden corona virüsünü tespit edebildiği iddia ediliyor. SpiroNose firmasının geliştirdiği ‘Breathalyzer’ ürünü kişilerin ağızdan üflemesiyle virüsü taşıyıp taşımadığını söylüyor.
Ürünün doğrulama çalışmaları devam ediyor ve tartışmalı sonuçlar mevcut. Ürünü test eden birtakım araştırmacılar, PCR testi kadar hassas olduğu iddiasında. Artık uçağa binmek veya bir etkinliğe katılmak gibi her faaliyette Covid-19 testi istendiği için daha ucuz ve daha hızlı olması yönünden ürün hayli ümit vadediyor.
Liderler ‘Pandemi Anlaşması’ için masaya oturuyor
Dünya Sağlık Örgütü’ne üye ülkelerin her yıl mayıs ayında bir araya geldiği ‘Dünya Sağlık Asemblesi’ bu hafta başlıyor. Liderleri bekleyen en önemli gündem, Covid-19 pandemisinin bitirilmesi için yol haritası çizmek ve sonraki pandemilere hazırlık.
Bu hazırlığın en önemli parçalarından birisi de Uluslararası Pandemi Anlaşması. Anlaşmanın ülkelerin sağlık sistemleri açısından önemli yeni kurallar ve düzenlemeler getirmesi bekleniyor. Anlaşmanın tek başına gelecek pandemileri önlemede ne kadar etkili olacağı tartışma konusu. Uluslararası anlaşmalar maalesef ülkeler için her zaman istenildiği kadar bağlayıcı olmuyor.
Plazma bağışı ve kolşisin Covid-19’da etkisiz
Oxford Üniversitesi’ndeki araştırmacıların yürüttüğü dünyadaki en büyük Covid-19 ilaç çalışması RECOVERY’den yeni sonuçlar geldi.
Uzun zamandır iyileştirici etkisi olduğu düşünülerek yapılan plazma transferlerinin, Covid-19 hastalığı üzerinde hiçbir etkisi yok. Aynı şekilde Ailevi Akdeniz Ateşi’nde (FMF) kullanılan kolşisin ilacı da etkisiz.
Bu sonuçlar bir kez daha Covid-19’a yönelik iyileştirici tedaviler yönündeki beklentimizi azalttı. Çok etkili aşı çalışmalarına karşı bir yılı aşkın sürede hastalığa karşı etkili olabilecek bir ilaç üretilebilmiş değil.
Uzun çalışma saatleri öldürüyor
Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yayınladığı yeni rapor uzun iş saatlerinin öldürücü etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Analize göre, 2016 yılında ‘1 milyona yakın insan 55 saatten uzun çalışmanın yol açtığı inme ve kalp rahatsızlıkları sebebiyle vefat etmiş‘.
Bu öldürücü faktör işçi haklarının geride kaldığı ülkelerde daha belirgin. Türkiye, maalesef Avrupa’da haftalık çalışma saatlerinin en fazla olduğu ülke. İspanya’da şu sıralar haftada dört gün çalışma modeli deneniyor.
Araştırma: Alkol için güvenli seviye yok
Uzun yıllardır sağlık alanında tartışma yaratan konulardan biri; ‘sağlıklı alkol tüketim seviyesinin var olup olmadığı.’ Bir dönem ‘günde bir kadeh şarabın kalp sağlığına iyi geldiği’ne dair açıklamalar yapılıyordu. Son yıllarda gelen kanıtlar ise bunun aksini belirtiyor. Bu hafta Britanya’dan gelen yeni bir araştırma sonucu, ‘sinir sistemi için en ufak seviyede alkol tüketiminin dahi zararlı olduğunu’ gösterdi.