Rıfat Okçabol: Erkek egemen anlayışın sürekliliği

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sümerlerde, Mısır’da ve Eski (antik) Yunan’da, … yalnız erkeklere eğitim verilmesi, yöneticilerin seçimle belirlendiği dönemlerde bile kölelerle kadınlara oy kullandırılmaması, erkek egemenliğinin milattan bin yıllar önce su yüzüne çıktığını göstermektedir.

Bir bakıma erkek egemen anlayışın yaygınlığı nedeniyle, Orta Çağ’da toplumsal yaşamda belirleyici olan göksel dinler de köleliğe/cariyeliğe izin vermiştir. Dinen köleliğe/cariyeliğe izin verilmesi, erkek egemenliğini daha da pekiştirmiştir. 

Dolayısıyla tarihsel süreçte, kadına yönelik küçümseyici anlayış uzun yıllar geçerliliğini korumuştur. Şeriatla yönetilen ülkelerde bu anlayış daha da uç noktalara kaymış, kadının yanında (çocuk da olsa) erkek olmadan sokağa çıkması yasaklanmıştır. 

Ne yazık ki günümüzde bile erkek egemen anlayış, hem de yaygın bir şekilde kadın yaşamını etkiliyor. 

ülkemizdeki durumun da pek iç açıcı olmadığı görülüyor. Örneğin

Aynı işi yapan kadına daha az ücret verilmesi;

Kızların, çocuk yaşta evlendirilip bile bile fiziksel ve ruhsal bunalım yaşatılması;

Kızların, başlık parası karşılığında evlendirilmesi;

Kızların, bile bile kuma olarak evlendirilmesi;

Bir tarikat liderinin 6 yaşındaki kızını müridi ile evlendirebilmesi;

Bazılarının kızını istismar etmesi;

Tecavüz edene “iyi halden” (!) ya da “istismar edilen çocuğun rızası var” denerek ceza indirimi yapılması…

Rıfat Okçabol’un yazısı