Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Devlet adamları, politikacılar yetiştirmesiyle tanınan, İngiliz kraliyet ailesinden bazı isimlerinde de okuduğu Eton College’ın fiyatı bu yıl 62 bin sterlin oldu. Yani birçok şöhreti yetiştiren bu çok özel yatılı okulun fiyatı 2.6 milyon lira. Aralarında dünya çapında tanınmış liselerin de olduğu İngiltere’deki özel okulların ortalama fiyatı ise bu yıl 20 bin sterline çıktı. O da yaklaşık 865 bin lira kadar ediyor.
…
En iyileri bir yana Avrupa’daki ortalama okullarla bile kıyasladığımızda, bizim özel okullarımız, eğitim kaliteleri ile değil, sadece fiyatları ile öne çıkıyor.
Kısacası, sadece fiyatta Eton College ile yarışıyorlar. Sıra eğitime gelince bırakın dünyayı, birçoğu devlet okulları ile kıyaslandığında bile sınıfta kalıyor. Onlar sadece bir pazarlama çalışması olarak burslu öğrenci transferleri ile LGS ve üniversite sınavlarında sahte başarılara imza atmakla övünüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, okul fiyatlarının belirlenmesinde yıllık TÜFE+ÜFE ortalamasının yarısı kadar bir zamma izin verdi. Ancak bu denklem sadece ara sınıflarda geçerli, kademe geçişlerinde ise zammın bir kuralı, sınırı yok.
Yani, okullar asıl zamlar için 4+4+4 modeli uyguluyor. İlkokula başlarken kallavi bir “hoş geldin” zammı, orta okula geçtiğinde bir zam daha, sonra liseye geçiş için “artık liselisin” zammı yapıyorlar. Böylece, ara sınıflardaki “sınırlı zamların” intikamını alma fırsatı buluyorlar. Bir çerçeve oluşturmayan bakanlık da adeta bu politikaya destek veriyor.