Yine de son 2 yıl içindeki gelişmelerden olumlu iki sonuç çıkarmak mümkün:
– Süreç, kimin hangi siyasi-ideolojik konumda olduğunu teşhir etti.
– Süreç, şimdiye kadar nedense pek yapılamayan, PKK’nin geçmine ilişkin önemli bilgi ve yorumların sergilenmesini sağladı.
Süreç’in ikinci olumlu yanı, 2 yıl öncesine kadar kimsenin cesaret ve cüret edemeyeceği bir girişimin başlaması. Konuyla ilgilenenler, eskiden PKK’de görev almış insanlar, Öcalan grubunun geçmişini özellikle despotik yapısını, örgüt içi infazları, kadınlara yönelik saldırıları, muhaliflerini içeride nasıl tasfiye ettiğini anlatmaya başladı. Bu konuda daha önce yazılmış kitaplar (Selim Çürükkaya, M.Can Yüce, Nejdet Buldan…) yeniden gündeme geldi.
Sosyal medyada başta Murat Ararat olmak üzere, birçok Kürt aktivist, Öcalan önderliğinin katlettiği, işkence yaptığı, tasfiye ettiği insanlar konusunda isim, yer ve tarih vererek somut bilgiler yayınladı. Tanıklıklarını paylaştı. İmralı partisinden bu konuda ne bir yalanlama ne de bir değerlendirme geldi.
Bağımsız Kürtlerin bu girişimi, aslında bugünkü veriler ve değerlendirmeler ışığında yeniden yazılması gereken PKK tarihi için önemli bir başlangıç.
Sonuç olarak, önümüzdeki dönem hakkında iki tahminde bulunmak gerekirse, olumlu olarak nitelediğim iki alanda şöyle gelişmeler bekliyorum:
– Apoculuğa itiraz ve muhalefet hem nicel olarak güçlenecek hem de nitel olarak daha sağlam, daha derin gözlem ve tahliller ortaya çıkacak. – Bu birinci olasılıkla doğrudan ilişkili ikincil alanda da, amiyane tabirle Öcalan’ın ipliği iyice pazara çıkacak. Bu durum sessiz/tarafsız kitlenin zayıflamasına yol açacak.