Petrol piyasaları 'tarihin en büyük arz kesintisi'yle karşı karşıya

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), rekor miktarda petrol rezervini piyasaya sürme kararından yalnızca bir gün sonra Ortadoğu’daki savaşın petrol piyasalarında ‘tarihin en büyük arz kesintisi’ne yol açabileceğini duyurdu.

Fotoğraf: AA

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaş petrol piyasalarını sarsıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin ciddi aksaması ve bölgedeki petrol tesislerinin hedef alınması nedeniyle petrol fiyatları hızla artıyor.

Mücteba Hamaney dün (12 Mart) İran’ın yeni dini lideri sıfatıyla ilk kez konuşmuştu: ‘‘Düşmanlarımıza baskı yapmak için Hürmüz Boğazı kapalı kalmalı. Gerekirse başka cepheler açılacak. Şehitlerimizin intikamını alacağız.’’

Bunun üzerine IEA, petrol piyasalarının ‘tarihin en büyük arz kesintisi’yle karşı karşıya olduğunu açıkladı. 

Ajansa göre dünya, 1973 Yom Kippur Savaşı ve 2022 Ukrayna savaşından sonraki enerji krizlerinden daha derin bir krizle karşı karşıya.

Savaştan önce varil başına 70 dolar seviyesindeki Brent petrol, perşembe 100 doları aştı.

400 milyon varil piyasaya sürüldü

Petrol arzına ilişkin endişeleri yatıştırmak amacıyla IEA, 400 milyon varille kurumun tarihindeki en yüksek miktarda stratejik petrol rezervini piyasaya sürmeye karar verdi.

Fakat bu miktar üç ya da dört günlük küresel arza denk geliyor. Ayrıca rezervlerin piyasaya sürülmesi yeni petrol akışının aniden başlayacağı anlamına gelmiyor; üretimin ve sevkiyatın artması zaman alacak.

BBC’nin haberine göre IEA üye ve ortak ülkeleri, küresel enerji üretiminin yaklaşık yüzde 66’sını, tüketimininse yüzde 80’ini oluşturuyor.

İngiltere, ABD ve dünyanın en zengin bazı ülkelerinin de aralarında bulunduğu IEA üyeleri, olası bir küresel arz kesintisine karşı 90 günlük petrol tüketimlerine denk stok tutmak zorunda.

Üyelerin toplam 1,2 milyar varilden fazla acil durum stoğu var. Ayrıca devlet yükümlülüğü altında 600 milyon varillik endüstri stoğu mevcut.

Fotoğraf: Arşiv

IEA’dan tarihi karar

Söz konusu müdahalelere rağmen Brent petrolün varil fiyatı an itibarıyla (03.00) 100,46 dolar. 

The Guardian’ın aktardığına göre IEA’nın 1974’te kurulmasından bu yana stratejik rezervler yalnızca dört kere koordineli biçimde piyasaya sürülmüştü. 

Bu müdahaleler 1991’de ABD Başkanı George H.W. Bush’un Irak’a başlattığı Çöl Fırtınası Operasyonu’ndan sonra; 2005’te Katrina Kasırgası’nın Meksika Körfezi’ndeki ABD petrol üretimini yarıya indirmesinden sonra; 2011’de NATO’nun Libya iç savaşına müdahalesi sırasında; ve 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından yapılmıştı.

200 dolara hazır olun

İran’ın bir askeri sözcüsü çarşamba şöyle demişti: ‘‘Petrolün varilinin 200 dolara çıkmasına hazır olun, çünkü petrol fiyatı sizin istikrarsızlaştırdığınız bölgesel güvenliğe bağlı.’’

Brent petrol, ABD/İsrail-İran savaşı öncesi 70 dolar seviyesindeydi. Savaşın başlamasıyla yükselişe geçmiş, geçen haftayı 88,89 dolardan kapatmıştı. 9 Mart’taysa varil başına 119,50 dolara kadar yükselmişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın aynı gün savaşın biteceği sinyalini vermesiyle petrolün fıyatı düşmeye başlamıştı.

Fakat Trump’ın çarşamba (11 Mart) ‘işi bitireceğiz‘ diyerek savaşı sürdüreceğini açıklamasıyla İran yönetimi bölgedeki ekonomik hedeflere misilleme saldırılarını artırdı.

Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı ve çevresinde çok sayıda ticari gemi vuruldu.

Hürmüz Boğazı neden önemli?

Basra Körfezi’nin ağzındaki dar su yolu Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol ve LNG’yi (sıvı doğalgaz) Umman Denizi ve Hint Okyanusu’yla dünya pazarlarına ulaştırıyor.

Boğaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin sağlandığı kritik bir deniz yolu. Bölgedeki petrol üreticilerinin günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı’ndan küresel piyasalara gönderiliyor.

Hürmüz Boğazı’nın tam bir merkezi kontrol otoritesi bulunmuyor. Tankerler, İran ve Umman’ın karasularından geçiyor.

İran, ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasını imzalamış olsa da henüz onaylamamıştı. Petrol ve doğalgazda yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı Türkiye de enerji fiyatlarındaki yükselişten etkilenecek ülkelerin başında geliyor.

Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG ticaretinin büyük kısmını Çin başta olmak üzere Asya’daki alıcılar oluştururken küresel gaz piyasalarında tedarike yönelik olası aksaklıklar Avrupa başta olmak üzere fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Petrol ticaretindeki uzun süreli aksamanın İran ekonomisini de olumsuz etkilemesi bekleniyor.

BM: Ortadoğu’daki savaşa günlük 1 milyar dolar harcanıyor

ABD-İsrail saldırılarında İran’ın tarihi yapıları hasar gördü