Askerî vesayeti geriletip, daha demokratik bir Türkiye hayali kurulurken, durum, ahlaksızlığın koynunda giderek tekadamlaşan iktidarın gerçek bir güç zehirlenmesine dönüştü. Türkiye, demokrasinin tüm kurumlarıyla yerleşmediği ülkelerde görüldüğü üzere, ülke kaynaklarının sistemli olarak soyulduğu “hırsızlar rejiminin” ta kendisi kleptokrasinin kurbanı oldu.
Bu, ekonomik gelişmenin de önündeki en büyük engellerden biri. Kleptokrasinin egemen olduğu ülkelerde, yerli sanayi, üretim zayıflar, ekonomik faaliyetler işin ehli olmayan iktidara yakın sermaye grupları arasında paylaşılır, bürokrasi rüşvetsiz iş yapmaz olur. Hesapverebilirlik, şeffaflık, denetlenebilirlik kleptokratik rejimlerin hiç işine gelmez.