ALTAN SANCAR
altansancar@diken.com.tr
@altansancarr
CHP genel başkanlığına adaylığını açıklayan grup başkanı Özgür Özel, “İttifak potansiyelimizi kaybetmek üzereyiz. Bütün ittifak ortaklarımızdan yeniden görüşeceğiz” dedi. Özel, genel merkezin kurultay sürecine müdahale ettiğini savundu.

CHP kurultayı 4-5 Kasım tarihlerinde yapılacak.
Böke’den tazelenme vurgusu
Özgür Özel, haber siteleri ve gazetelerin muhabirleriyle bir araya geldi.
Buluşmada uzun süredir sessizliğini koruyan Selin Sayek Böke Aytekin Böke ilk defa basının önüne çıktı. Böke kısa konuştu: “Türkiye’nin bugün uyandığımız sabahının (Gezi kararlarının ardından) ağırlığını üzerinden atmaya çok ihtiyacı var. Bize düşen sorumluluk da toplumun beklentisiyle uyumlu, bu ağırlığı üzerinden atacak bir tazelenmeyi var etmektir. Bu tazelenme için yola çıkmış olan herkesin isteği tam da bu. Toplumun bekliyor olduğu aydınlık günleri birlikte var etmek. Bunun yapılabilmesinin yolunun gençleri içine alan, kadınları içine alan, bugün mağdur edilen bütün toplum kesimlerini kucaklayan ve onların mücadelesinde onlara yol arkadaşlığı yapan bir yeni siyaseti var etmektir. Bizim de bunu var etmeye dair kararlılığımız, cesaretimiz, inancımızın yüksekliğini ben de bir kez daha altını çiziyorum.”
Özel: Görülmedik şeyler oluyor
Özel ise CHP’nin artık üyeleriyle genel başkan seçmesi gerektiğini belirterek “Bundan sonra tüm üyelerin katılımıyla genel başkanın seçilmesini ve hem genel başkan seçiminde hem de il ve ilçe başkanlarının seçiminde üyelerin tam katılımını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Kurultay tarihine ilişkin de değerlendirmede bulunan Özel, kurultayın 4-5 Kasım yerine, 12 Kasım’da yapılmasını tercih edeceklerini söyledi. Özel, bunun nedenini ise şöyle açıkladı: “5 Kasım günü bütün üyelerimizle, 81 ilde, 975 ilçede başvuran bütün adayların katılacağı temayül niteliğinde bir ön seçim gerçekleştirmeyi, üyelerimizin belirlediği adayı 12 Kasım’daki resmi kurultayda kamu otoritesine bildireceğimiz bir şölene çevirmeyi doğru bulurduk.”
Özel, kurultay sürecinde “Görülmedik şeyler oluyor” diyerek şunları anlattı:
“Kayseri ilimizin 20 kurultay delegesi var. Toplamda 600 delege oluşması lazım. Bu delegelerin 250’si Melikgazi’de. Mahallelere sandık konulacak. Ve o mahallelerden ilçe delegeleri oluşturulacak. Önce dediler ki ‘Beşinci katta bir odada bütün mahalleler aynı anda seçilecek ve içeriye gözlemci almayacağız.’ Buna itiraz edildi. Genel merkezden giden gözlemciler böyle seçim olmaz dediler ve seçimi iptal ettiler. O seçim bir daha hiç yapılmadı. Melikgazi, Kayseri il kongresine sokulmadı ve buna genel merkez seyirci kaldı. Melikgazi değişimciydi.
İstanbul Fatih ilçesinde seçim yapılıyor. Seçimin başlamasına bir dakika kala bir arkadaşımız çıkıyor ve ‘WhatsApp’tan bir mesaj geldi, kongre iptal oldu’ diyor. Çünkü kazanacak aday hakkında 1980’de bir yargılama olmuş. Bir ilçe başkan yardımcısı ‘Böyle hukuksuzluk olmaz’ diyor ve kongreyi açıyor. Parti kongresiz, ilçe başkansız kalmasın diye daha önceden ilçe başkanlığı görevi yapmış bir arkadaşımız ‘Ben adayım’ diyor. Ve büyük bir heyecanla da seçiliyor. Partimiz bunu ‘Biz iptal etmiştik o kongreyi’ diyerek kabul etmiyor ve iptal ettiriyor kongreyi. Fatih’in bütün delegeleri de değişimciydi.”
Kılıçdaroğlu’na eleştiri
Kılıçdaroğlu’nun da sürece müdahil olduğunu dile getiren Özel, CHP İstanbul il başkan adayı Cemal Canpolat’ın adaylık açıklamasını hatırlattı:
“Sayın genel başkanımız ‘Ben hiç delege aramadım’, ‘Ben hiç müdahale etmedim’ diyor. Ama parti meclisi toplantımızda 25’ten fazla vaka anlatıldı kendisine. Genel başkan yardımcılarının nasıl müdahil olduğu. Genel başkanımızı, belediye başkanlarıyla, ilin belediye başkanlarıyla görüştürdükleri, ‘Buralar size emanet’ dedikleri.
İstanbul’daki il başkan adayının açıklamasına giden altı MYK üyesinin fotoğrafları var zaten. İstanbul’da il başkanı seçecekler. Genel başkan yardımcılarımız İstanbul’da aday açıklamasına gidiyorlar. Yani iki adaya da giderseniz olur. Adaylardan birinin açıklamasına altı genel başkan yardımcısı gidiyor. Çünkü İstanbul kongresinde genel merkez bir adayı destekliyor. Bunlar daha önce yaşadığımız işler değil. CHP kültüründe olan işler değil.”
İttifak mesajları
Özel’e göre CHP ittifak yapma potansiyelini kaybetmek üzere.
“İttifak potansiyelinde bir erozyon, bir aşınma, bir gerileme var. İttifak potansiyelimizi kaybetmek üzereyiz.
Ben kasım ayında yapacağımız kurultaydan çıkacak değişim, heyecan ve umutla muhataplarımızla yeni ilişkiler kurabileceğimiz bir enerjiyle hareket etmeyi ümit ediyorum. Bütün ittifak ortaklarımızdan yeniden görüşeceğiz. Böyle avucumuzu açarak, ‘Bir hesabımız, bir kitabımız yok ve el sıkışmaya geliyoruz’ diyerek bütün ittifak ortaklarımızla görüşeceğiz.
Her yerde ittifak yapacağız diye bir şey yok. Partilerin kendi kararlarına elbette saygılı olacağız. Ama bu ülkeyi seven ve son seçimde bir araya gelmiş 2 bin 300 maddede anlaşabilmiş ittifak ortaklarının birlikte olmadıklarında kaybedecekleri yerler ortaya çıktığında oralarda ittifak yapmamak harakiri yapmak anlamına gelir. O şartları sonuna kadar mutlaka zorlayacağız.
Makul bir süre önce ittifak görüşmelerine başlanabilir. İttifakın iç hukuku önceden yazılabilir. İttifak görüşmeleri başladığında da karar bağıtlanabilir. Ama sürekli bir ittifak halinin kimseye bir faydası yok.”
Üye yapısı ve yaş ortalaması
Özel kurultay sürecinde en çok konuşulan konuların başında gelen CHP’nin üye yapısına ve parti üyelerinin yaş ortalamasının 50’nin üzerine çıkmasını da değerlendirdi:
“Üye yapımızda kesinlikle sıkıntımız var. Bir üye seferberliğinin yapılmasını hep söyledik. Türkiye’de değişim isteyen herkesi CHP’yi değiştirmeye davet edeceğiz. Genç ve kendisini bir şekilde ifade etmek isteyen genç bir nüfusumuz var. Bu, CHP’ye yönelmiyorsa bir büyük yapısal sorunumuz var demektir. Bu sorunu ortadan kaldıracağız.”
Özel’e göre üyelerdeki kırgınlığı gidermenin bir yolu bütün üyelerin oy kullanabildiği bir sistemin hayata geçirilmesi. Bu amaçla kasım ayı içinde CHP’nin, kapılarını tüm Türkiye’ye açtığı, üye seferberliğine dönüşecek bir kampanya başlatmayı amaçlıyor. Seçilmesi halinde ilk MYK’da alınacak ilk iki karar üye seferberliği kampanyası başlatmak ve yerel yönetimlerde aday belirlemenin objektif kriterlerini oluşturmak.
Başvuru unutuldu mu?
YSK’ya seçmen listelerine dair başvuru yapılmasının unutulduğuna dair tartışmalara da değinen Özel, şunları anlattı:
Partimiz seçmen kaydırmalarla ilgili alınması gereken düzenli bilgiyi YSK’dan almayı unutmuş. Onursal Adıgüzel, genel başkanımıza 15 Eylül günü mail atıyor. 18 Eylül günü, beş ay gecikmeli olarak bir yazı yazıyor genel merkez. Genel merkezdeki değerli arkadaşlarımız 18’indeki başvuruyu ‘Bakın başvurmuştuk’ diye sizlerle paylaşıyorlar. Dolaşıma sokuyorlar. 18’inde yazıldığı doğru. Ama biz 18 Haziran’da niye yazılmadığını soruyoruz. Onlar 18 Eylül’deki yazıyı paylaşıyorlar. Ayrıca 15 Eylül’de genel başkanımıza söylendi ve genel başkanımızın Onursal Adıgüzel’e ‘Uyarınız için teşekkür ederim’ diye cevap maili var. Onun üstüne harekete geçiliyor.“
‘Asker delegeler’
Özel değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
“Bazı yerlerde asker delegeler yazdıklarını söylüyorlar. Kendisini delege yapanın sözünden çıkmayan asker delegeler olduğu söyleniyor. Biz bunu hem Cumhuriyet Halk Partisi kimliğiyle bağdaşır görmüyoruz hem de içinde bulunduğumuz şartlar gereğince bunun gerçekleşmeyeceğine inanıyoruz.
Dün bir anket vardı. Partiye de gelmiş. Seçimden sonraki Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumunu olumlu görüyor musunuz? Olumlu gören Yüzde 11. Yüzde 89 bir şeylerin yanlış gittiğini düşünüyor. Böyle bir süreçte delegenin askeri, yazılmışı, bloğu olmaz. 4-5 Kasım’da cumhuriyetin ikinci yüzyılında CHP’yi yönetecek genç dinamik kadroları seçeceğiz. O kadrolar da toplum vicdanını rahatsız etmeyecek yöntemlerle belediye başkan adaylarımızı belirleyecekler.
‘Belediye başkanını aday göstermek parti meclisinin görevi’
Sayın genel başkan iyi niyetle ve memnuniyetle belediye başkanlarını yeniden aday gösterdi. Belediye başkan adayı göstermek parti meclisinin görevi. Sayın genel başkanın bu iyi niyetli tutumu Seçilmemiş parti meclisinin yetkilerini kullanmaktır. Şuna yoruyorum, sayın genel başkanın da objektif kriteri mutlak vatandaş memnuniyeti. Parti meclisimiz de zaten bu iki arkadaşımızı aday gösterecektir ön kabulüyle açıklamıştır. Ama Türkiye’de bir anayasasızlaştırmaya itiraz ediyorken tüzüksüzleştirmeye de susamayız. Seçilmemiş parti meclisinin yetkisini şimdiden kullanmak bizim kayıtdışı siyaset eleştirilerimizi teyit eden bir noktadadır.
‘Yarışta başa baş tablo var’
İlk hafta genel merkezin iyi sonuçlar beklediği yerlere kurultay yaptırılır. Takvim ona göre tanzim edilir. Bu gayet de normal bir şey. İlk hafta bir adım gerideydik. Geçtiğimiz hafta son derece olumsuz kampanyalar yapılmasına rağmen, blok listelere rağmen listelerin içindeki değişimci sayıları azımsanmayacak sayılarda çıkıyor.
Yani öyle yaratılmaya çalışıldığı gibi ‘Genel merkez rüzgârı var, değişimciler her yerde kaybediyor’ havası yok. Pazar günü 10 kongrenin 9’unu kaybettiler. En kötümser okumayla genel merkezle bizim şu an itibariyle başa baş bir durumda olduğumuzu görüyoruz.
Hatalarda payı var mı?
“‘Milletvekili adaylarını belirleyen sekizli komisyonun başkanı Özgür Özel’di’ dediler. Şimdi bu olmaz. Bu gazetecilik değil. Ben sekizli komisyonda hiç olmadım. Daha önceki hiçbir milletvekili belirleme komisyonunda da görev almadım. ‘İttifak görüşmelerinde Özgür Özel de vardı’ diyorlar. Yoktum. İttifak görüşmelerini Oğuz Kaan Salıcı’yla genel başkan yaptı. İttifakta verilen 39 rakamından pazar sabahı haberdar olduk. Yukarıda sekizli masa bütün gece çalışmış. MYK toplantısına çağırıldık, ‘Ne oluyor’ dedik. ‘Çok kötü şeyler oluyor’ dediler. Toplam 39 vekil verildi ama beklediğimiz gibi yüzde 30 oy alsak 65 milletvekili verilmişti toplamda. Bu bizim haberdar olduğumuz bir şey değildi.”
‘Özgür Özel’ böyle bir adamsa’
“Toplumda kızgınlık var, küskünlük var. İttifak ortaklarıyla, köprüler atılmış, bir grup seçmen ‘Kandırıldık’ diyor işte. Biz şunu diyemezdik, ‘Bu halde bırakalım felaketi yaşasınlar, gider yerel seçimlerden sonra partiyi alırız.’ Özgür Özel böyle bir adamsa zaten CHP’yi yönetmeye layık değil. Bir felaket senaryosundan sonra gelip de o yıkıntının, döküntünün arasında kendi iderliği devralmayı düşünmek kötücül bir akıl.
Bugünden her türlü riski, her türlü zorluğa, yerel seçim takviminin yarattığı her türlü soruna rağmen bugünden bu iddiayı koymanın kıymetli olduğunu düşünüyoruz ve delegenin bunu kıymetlendireceğini düşünüyoruz. Yoksa bırakalım bir felaket daha yaşansın. Ondan sonra olağanüstü kongrede Özgür’ü seçeriz demek çok yanlış bir şey olur.“
İstifa edecek mi?
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin yüz yıllık tarihinde ilk kez şöyle bir şey deneyimleniyor. Genel başkanımız milletvekili değil, dolayısıyla grup başkanı değil. Grup başkanımız da genel başkan değil. Bu ilk kez oluyor. Ben ne adayıydım? Grup başkanlığına adaydım. Seçim bittikten sonra seçimden önceye hedeflediği pozisyona gelen bir tek ben varım. Ve benim pozisyonumu tartışıyor bazı arkadaşlar. Yani ben seçimden önce talep açtığım siyasi pozisyondayım. Diğer arkadaşlarımız o pozisyonda değiller. Sekiz yıllık meclis tecrübesiyle grup başkanlığı noktasında karar belirtmiştim. Yoksa birçok bakanlık Çalışma, Sosyal Güvenlik Bakanlığı mümkündü, birçok şey mümkündü. Şimdi geldiğimiz bu noktada istifa etmemle ilgili genel talep ve yaklaşımların yani hukuki nesnel bir dayanağı yok.
Benim temel yaklaşımım şu; önümüzdeki süreçte kongreye yoğunlaşmak adına buradaki grup başkanlığı yoğunluğundan ki partiler görüşmeye gelecekler, gidecekler falan öyle şeyler olabilir, Grup başkanlığı yoğunluğundan belli bir süreliğine ayrılmak lazım. Öyle bir düşüncem var. Ama pazar günü meclis açılacak,
1 Ekim’de grup başkanı olarak görevimi yapacağım. 3 Ekim’de arkadaşlarımız gelecekler. Grubumuzdaki arkadaşlarla da son görüşmelerini yaptıktan sonra kararı bildireceğim.