TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP’li vekil Serap Yazıcı Özbudun, CHP’yi dokunulmazlıklar üzerinden kendisi hakkında linç kampanyası yürütmekle suçladı.

Türkiye’de siyasetin gündemi bir süredir CHP’li vekillerin dokunulmazlık dosyaları.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın dün X‘ten CHP’li 61 vekilin dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili cumhurbaşkanlığı tezkeresinin Meclis’te olduğunu yazmıştı.
TBMM Karma Komisyonu’nun talep üzerine yolladığı belgede başkan Özbudun’un imzası vardı.
Özbudun, CHP’den seçilerek (Gelecek Partisi listesinden) Meclis’e girmiş, kısa süre önce AKP’ye geçmişti.
Sosyal medyada da tepkilerin hedefi olan Özbudun konuya dair açıklama yaptı.
3 Temmuz’da komisyona CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır imzalı bir dilekçe geldiğini anlatan Özbudun, komisyon başkanı olduğu için uygun şekilde hemen yanıt verdiğini söyledi.
‘Linç kampanyası yürütülüyor’
AKP’li vekil daha sonra CHP’li vekilleri aleyhine haber yapmakla suçladı:
“Ancak Başarır ve arkadaşları benim hakkımda ’61 CHP’li vekil hakkında tezkere hazırladı ve dokunulmazlıkları kaldırmaya niyet etti’ şeklinde haber yaptırdı. Bu konuda linç kampanyası yürütülüyor.
Karma Komisyon başkanının tezkere hazırlamak gibi bir yetkisi yoktur, dokunulmazlıkları kaldırmak gibi de bir yetkisi yoktur. Dokunulmazlıkların nasıl kaldırılacağı Meclis İçtüzüğünün 131’inci maddesi ve devamı maddeleriyle düzenlenmiştir.
Kendilerine tavsiyem; dürüst, ahlaklı ve vicdanlı bir siyaset izlemeleri. Dolayısıyla öyle iddia ettikleri gibi bir olay söz konusu değildir. Ben onlarla ilgili tezkere hazırlamış değilim, dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde bir iradem yok. Olsaydı dahi buna hukuken yetkili değilim.”
‘Erdoğan’ın o makamda olması daha doğru olur’
Özbudun, AKP’ye geçişiniyse İYİ Partili milletvekili Aykut Kaya’nın CHP’ye geçmesini örnek göstererek savundu ve şunları dedi:
“Dünyanın içinden geçmekte olduğu konjonktürde uluslararası ilişkilerin ne kadar önem taşıdığı ve bu çerçevede özellikle (ABD Başkanı Donald) Trump’ın başkan seçilmesiyle içinde yaşadığımız coğrafyadaki dengelerin ne kadar hassasiyet arz ettiğini, bu süreç içerisinde cumhurbaşkanlığı makamında uzun yıllardır tecrübe kazanmış sayın cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın o makamda yer almasının daha doğru olacağına kanaat getirdim.
Diğer partilerin liderlerinin bu süreçteki rollerinin aynı derecede etkili olmayacağına kanaat ettim ve bu kararı verdim.”