Bence asıl hedeflenen, HDP’ye kayması söz konusu olabilecek Kürt seçmenler. Batıda HDP’ye kayabilecek oylar, zaten iktidarın yaptığı ve söylediği her şeye fazlasıyla kuşkucu yaklaşan bir kesim. Nitekim, Ağrı olayının iktidarın bir provokasyonu olabileceği kuşkusu en çok bu kesimde karşılık bulabiliyor.
Kürt siyasi hareketini koşulsuz destekleyen klasik seçmenin dışında kalan ama Kürt kimliğini giderek daha fazla önemseyen Kürt seçmenler, bana kalırsa, ne olursa olsun ‘barış sürecinin’ devamından ve bu açıdan AK Parti ile arayı bozmamaktan yana. Bu kesimin, başkanlık sistemine güçlü bir itirazı yok, dahası bu kesim, çatışmalı sürece geri dönmekten en çok çekinen kesim.
AK Parti, HDP’yi çatışmacı bir aktör olarak resmetmenin bu kesimde karşılık bulacağını biliyor. O nedenle her fırsatta HDP’yi, barışı tehlikeye atabilecek, Türkiye’nin diğer ‘muzır’ muhalefet çevreleri ile işbirliği yaparak ‘Kürtlerin geleceğini tehlikeye atabilecek’ bir parti olarak tanımlamaya, bunun altını çizmeye özen gösteriyor.